THY PİLOTU VE MUSCAT ATC ARASINDAKİ “GÜVENLİ İRTİFA” TARTIŞMASI: DETAYLI ANALİZ ✈️🎙️⚖️
27-28 Aralık tarihlerinde Muscat (Umman) hava sahasında, İstanbul-Muscat seferini yapan bir Turkish Airlines Airbus A321neo uçağının kaptanı ile yaklaşma kontrolörü (Approach) arasında, uçağın alçalma irtifası üzerine oldukça profesyonel ancak gergin bir diyalog yaşandı.
1. Telsiz Diyaloğu (Özet Transkript) 🎧
Tartışma, ATC’nin uçağa belirli bir irtifanın altına inme talimatı vermesiyle başladı:
ATC: “Turkish [Uçuş No], descend to 2,200 feet.” (2,200 feet’e alçalın.)
THY Pilotu: “Negative, we can only descend to 3,600 feet according to our charts. 3,600 is our minimum safe altitude.” (Olumsuz, haritalarımıza göre sadece 3,600 feet’e inebiliriz. 3,600 bizim minimum güvenli irtifamız.)
ATC: “I am giving you a vector, you must follow my instruction. Descend to 2,200 feet.” (Size vektör veriyorum, talimatıma uymak zorundasınız. 2,200 feet’e alçalın.)
THY Pilotu: “Sir, as the Pilot-in-Command, I am responsible for the safety of this aircraft. I will not descend below 3,600 feet until I am established on the localizer. I don’t follow anyone’s orders when it comes to safety.” (Efendim, sorumlu kaptan pilot olarak bu uçağın emniyetinden ben sorumluyum. Localizer’a oturana kadar 3,600 feet’in altına inmeyeceğim. Emniyet söz konusu olduğunda kimsenin ’emrini’ takip etmem.)
2. Teknik Analiz: MSA vs. MVA (Kim Haklı?) 🔍
Havacılık camiasında bu tartışma iki teknik terim üzerinden şekilleniyor:
MSA (Minimum Safe Altitude): Pilotun elindeki haritalarda yazan, bölgedeki manialardan (dağ, kule vb.) korunmak için belirlenen en düşük güvenli irtifadır. Pilotun haritasında bu 3,600 feet olarak görünmektedir.
MVA (Minimum Vectoring Altitude): ATC’nin radar ekranında gördüğü, uçağa vektör verirken (yönlendirirken) kullanabileceği en düşük irtifadır. Genellikle ATC’nin gördüğü MVA, pilotun MSA’sından daha düşük olabilir.
Peki Kim Haklı?
Hukuki Olarak: ICAO kurallarına göre uçağın emniyetinden birinci derecede sorumlu kişi Sorumlu Kaptan Pilot (PIC)‘dur. ATC talimatları bir “emir” değil, “clearance” (müsaade/talimat) niteliğindedir. Pilot, uçağının emniyetini tehlikede görüyorsa ATC talimatını reddetme yetkisine sahiptir.
Uygulama Olarak: THY pilotu, kendi dökümanlarındaki limitlere sadık kalarak kesinlikle doğru olanı yapmıştır. ATC’nin “Emrime uymak zorundasın” tarzındaki yaklaşımı, havacılık emniyet kültürü açısından “profesyonellik dışı” olarak değerlendirilmiştir.
3. Sektörel Yorumlar ve Değerlendirmeler 🗣️
Pilotlara Övgü: Havacılık forumlarında (One Mile at a Time, PPRuNe vb.), THY pilotu baskı altında sakin kaldığı ve uçağın emniyet limitlerini savunduğu için takdir topladı.
Muscat ATC Eleştirisi: Muscat kontrolörünün pilotu irtifa konusunda zorlaması ve tartışmayı frekansta uzatması “gereksiz otoriter bir yaklaşım” olarak nitelendirildi.
Sonuç: Olayda herhangi bir tehlike yaşanmamış, uçak 3,600 feet’te kalarak emniyetli bir şekilde inişini gerçekleştirmiştir. Ancak bu vaka, pilot ve kontrolör arasındaki “otorite hiyerarşisi” konusunda önemli bir örnek olay (case study) olarak literatüre geçmiştir.
4. Benzer Geçmiş Vakalar 📉
Avianca 52: Yakıt azlığı konusunda ATC ile yeterli iletişim kuramayan pilotların trajik kazası, pilotun otoritesini kullanmasının önemini acı bir şekilde göstermişti.
JFK ATC Tartışmaları: New York (JFK) hava sahasında pilotlar ve ATC arasında sıkça benzer “kim patron” tartışmaları yaşansa da, THY pilotunun bu vakadaki sakinliği “örnek bir CRM” (Ekip Kaynak Yönetimi) başarısı olarak görülüyor.


