Köşe Yazıları

Uçak kazaları sonrası yapılan yanlışlar

✍ Mehmet Kali 📅 08 Haz 2015 ⏱ 6 dk okuma

SON 3 haftadır sivil havacılıkta kazaların en aza indirilmesi için yapılan çalışmalar bağlamında emniyet yönetimi konusunda sizleri bilgilendirmeye çalıştım. Ancak ne kadar önlem alınırsa alınsın yoğun ileri teknolojinin kullanıldığı ve insan-donanım-yazılım faktörlerinin ön planda olduğu bu faaliyetlerde azda olsa kazaların olabileceğine de dikkat çektim.

Günümüzde uçak ile seyahat tartışmasız en emniyetli ulaşım türü. Bu yıllardır böyle ve de böyle devam edecek. Faaliyetlere ilişkin kurallar, düzenlemeler hem uluslararası hem de ulusal otoriteler tarafından çok detaylı bir şekilde yapılmış durumda ve de sürekli geliştiriliyor. Her olay ya da kaza derinlemesine inceleniyor, tekrar ayni nedenlerden benzer kazalar yaşanmasın diye yeni uygulamalar geliştiriliyor.

Bugün sizlere uçak kazaları sonrasında yapılan yanlışlardan bahsedeceğim. Yapılması gerekenler kanun ile yönetmelikler ile düzenlenmiş durumda. Yetki ve sorumluluklar belli. Kimin ne yapması gerektiği de belli. Ancak uygulamaya gelince nedense bizim ülkemizde hemen bir bilgi karmaşası, karışıklığı, kirliliği başlıyor. Kısacası, konuşması gerekenler değil ilgisi olamayanlar konuşmaya, açıklama yapmaya başlıyor. Kaza incelemesi daha yeni başlamışken bazıları kendilerine göre yorumlar yapıyor, sonuçlar çıkartıyor, hatta suçlamalar da bulunuyor.

Kaza incelemesi, kazalarının önlenmesi, can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla; kazalara ait bilgilerin toplanması, kıymetlendirilmesi, kaza sebeplerinin belirlenmesi, sonucun karara bağlanması, gerekli tavsiye ve tekliflerin tespit edilmesi için yürütülen her türlü faaliyet ve işlemi kapsayan bir eylemler süreci. Bu süreç büyük uçak kazalarında birkaç yıla kadar uzayabiliyor.  İncelemenin amacı belli, kaza nedeninin tam olarak belirlenmesi ile benzerinin olmaması için gerekli düzeltici önlemlerin alınması. Amaç kesinlikle kişi ve kurum suçlamak değil. Eğer kaza nedeni kasıtlı bir eylem sonucu ise bunu değerlendirmek ve gerekli işlemleri yapmak biz havacıların değil adli makamların görevi.

Kaza incelemeleri konusundaki esas düzenleme Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi’nin Hava Aracı Kaza ve Olaylarının İncelenmesi başlıklı 13 sayılı Eki (2010). Ulusal düzenlemelerimiz ise 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu (1983), 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun (2005) ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının (UDHB) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (2011). Önceleri SHGM uhdesinde olan kaza araştırma-inceleme yetkisi UDHB için 2011 yılında yapılan görev düzenlemesi ile Bakanlık bünyesinde oluşturulan “Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu’na devroldu. Mevcut düzenlemeler yeterli mi? Gerekli uzman personel, tesis, ekipman yeterli mi? Bu konulara özellikle girmeyeceğim.

Şimdi yapılan yanlışlara bakalım:

Yazdıklarım yanlış anlaşılmasın, amacım kurum/kuruluşlar-şirketler ya da kişileri sorgulamak değil. İsteğim, beklentim yıllarını bu işe veren bir kişi olarak, gördükçe, yaşadıkça üzüldüğüm bu durumu birilerinin disiplin altına alması. Bu bilgi kirliliği sivil havacılığımıza da zarar verir. Bunu unutmayalım.

Kazasız günler dileğiyle, haftaya görüşmek üzere…

Yıldırım Saldıraner

#can ve mal güvenliği #Delillerin korunması #emniyet yönetimi #insan-donanım-yazılım #Kaza incelemesi #sivil havacılık #Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü #UDHB #yıldırım saldıraner #yıldırım saldıraner kimdir
M
Mehmet Kali
AEROPORTIST I +90 554 1730000 editörü
📱 Tam Sürümü Görüntüle