ÃLKELERİN GÃÃLERİNİN DEÄERLENDİRİLMESİ İÃİN MATEMATİKSEL MODELLEMELER GELİÅTİREN BİLİM İNSANI AÃIKLIYOR:
âYUNANİSTANâI VE ERMENİSTANâI YILLARCA GÃÃLà ZANNEDERDİM, YANILMIÅIMâ
âTÃRKİYE + İRAN = RUSYA MI?â
âDÃNYA, TÃRKİYE VE İRANâIN GÃÃLERİNİ BİRLEÅTİRMESİNDEN KORKUYOR!â
âTÃRKİYE, İRAN VE RUSYA BİR ARAYA GELDİÄİNDE, ABD KARÅISINDA ÃOK CİDDİ BİR GÃà OLUÅTURMUÅ OLUYORâ
FMV IÅIK ÃNİVERSİTESİ KURUCU REKTÃRÃ, MÃTEVELLİ HEYETİ BAÅKANI VE İSTANBUL ÃNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK BÃLÃM BAÅKANI PROF. DR. SIDDIK YARMAN:
– Son yaÅanan olaylardan bir mühendis olarak âTürkiye zararlı çıkmayacakâ diyorum.
– Yine bir mühendis olarak CumhurbaÅkanımızın tutumunu beÄeniyorum ve doÄru buluyorum. Olumsuz konuÅanların aksine âBu iÅten zararlı çıkmayacaÄızâ diyorum.
İstanbul Ãniversitesiânden öÄrencim Dr. Naci ÃNAL ve eski müsteÅar, eski Paris Büyükelçimiz Sönmez KÃKSAL hocamızla özellikle IÅık Ãniversitesi birlikteliÄimiz zamanlarında ülkelerin güçlerinin deÄerlendirilmesi ve ölçümlemelerinin yapılabilmesi üzerine ciddi çalıÅmalar baÅlattık. Bu konu üzerine matematiksel modellemeler geliÅtirdik. Her ülkenin gücünü matematiksel bir vektör olarak düÅündük. ÃıkıŠnoktamız elbette özellikle Türkiye ve komÅuları oldu. Bu noktada Türkiye, Rusya Federasyonu, Gürcistan, İran, Irak, Suriye, Yunanistan ve Ermenistanâı deÄerlendirmeye aldık.
Vektör olarak deÄerlendirdiÄimiz ülkelerin güçlerini yedi boyutlu uzayda ele aldık. İlerleyen süreçlerde ise Harp Akademileriândeki öÄrencilerimin de katkılarıyla bu vektör boyutunu sekize çıkardık:
1. İlk olarak kaçınılmaz bir deÄer olan insan gücü; ülkenin nüfusu ve nüfusun eÄitim daÄılımları, zenginliÄi, kalitesi ve potansiyeli.
2. Ãlkelerin ekonomik gücü; bu yapının alt katmanları daha geniÅ ama ana kavram Åekliyle etkili bir baÅlık olarak modellememize girdi.
3. Ãlkelerin coÄrafi gücü; denizleri ve kullanım yoÄunluÄu, sınırları ve uzunlukları. Sınırlar arttıkça sorunlar da artıyor; örneÄin 900 km. lik Suriye sınırı önemli bir nokta.
4. Ãlkelerin siyasi ve yönetim gücü; siyasi yapı, politikacıların sürekliliÄi, karizmatik deÄerleri ve en önemlisi halk tarafından anlaÅılırlıÄı ve iktidar süreleri. Ãrnek olarak; Ak Parti yönetiminin 12 yıl sürekliliÄi ciddi bir deÄer. İki ayda bir hükümet deÄiÅikliÄi sürekli olarak yaklaÅım ve algı deÄiÅimlerine neden olabilir. Bürokratik alt yapı, yönetim tarzları önemli bir deÄer.
5. Askeri güç olarak; kara, hava ve deniz unsurlarının kullanım kabiliyeti ve teknolojik yapıları. AteÅ gücü ve manipülasyon etkinliÄi, askeri üretim, satın alma, ithalat ve ihracat deÄerleri bu inceleme deÄerinin önemli baÅlıklarından.
6. Sokakta yürüyen insanın fazla dikkat etmediÄi ama toplumsal yapının özünü oluÅturan sosyo-psikolojik güç. Yani sokakta yürüyen o insanın mutluluÄu, özgüveni, geleceÄe bakıÅı ülkelerin gücüne etki eden en önemli deÄerlerdendir.
7. Teknoloji ve teknoloji üretebilme gücü. Teknolojinin üretimden ne kadar baÄımsız olduÄu tartıÅılabilir bir konu ama ciddi bir teknoloji birikiminiz, teknolojik üretim altyapınız yoksa büyük engellerle karÅı karÅıyasınız demektir. Ãlkeler baÄımsız olarak teknoloji üretim kabiliyetine sahip olmalı. Ãlkelerin zaman zaman yaÅadıÄı ekonomik krizlerin temelinde eskiyen, atıl kalmıŠve kendini yenilemeyen dev kurumların çökmesinden kaynaklanıyor.
8. Tüm bu baÄımsız deÄiÅkenlere ek olarak sekizinci deÄiÅken ülkelerin istihbarat gücü. İstihbarat ve istihbarat toplayabilme kabiliyeti, ülkenin gücüne direkt etki eden önemli bir deÄer. Ãlkenin ciddi bir istihbarat yapısı yoksa üst düzey siyasi yapının ya da askeri yönetimin karar alma mekanizmaları sekteye uÄrar. İstihbarat bilgisi olmadan karar mekanizmalarını çalıÅtırmak; küçük ya da büyük ayırt etmeksizin her düzey yönetici için tehlike yaratır.
ASKERİ YA DA İSTİHBARAT GÃCÃNDEN YOKSUN ÃLKELERİN
GÃÃLà STATÃYE ULAÅMASI İMKÃNSIZLAÅIYOR
Bu sekiz deÄiÅken, ülkemizin fikir deÄerleri olan öÄrencilerimizin araÅtırmaları sonucu somutlaÅtırılarak bir model haline geldi diyen Prof. YARMAN, âBu deÄiÅkenleri ülkelerin gücünü belirleyen formül içerisinde ilgili yerlere koyuyoruz. Bu formülde âistihbaratâ veâaskeri güçâ deÄiÅkenleri ciddi birer çarpan olarak yer alıyor. Geri kalan deÄiÅkenler çarpanların üzerine toplam bir lineer vektör olarak ekliyoruz. Dolayısı ile ülkelerin gücünü belirleyen fonksiyon formülü; askeri güç çarpı istihbarat gücü, artı kalan diÄer baÄımsız deÄiÅkenlerin lineer toplamları olarak oluÅuyor. Bu formülü oluÅturan her baÄımsız deÄiÅkenin bir katsayısı var. Bu katsayılar ülkelerin insan, ekonomik, coÄrafi, siyasi, askeri, sosyo-psikolojik, teknolojik ve istihbarat gücünün önemini belirtiyor. Askeri ve istihbarat güç deÄiÅkenlerinin çarpan olarak yer alması bu deÄiÅkenlerin fevkalade önemli olduÄunu vurguluyor. ÃrneÄin; askeri güç deÄiÅkeninin sıfır olması, o ülkenin güç deÄerinde büyük bir açık oluÅturarak dıÅarıdan gelen etkilere karÅı savunmasız durumda kalmasını neden oluyor. Bir baÅka yaklaÅımla ülkelerin istihbarat gücünün zayıflıÄı ise; o ülkenin askeri gücünün etkilenmesi ile birlikte siyasi karar alma mekanizmasının aksaması, ekonominin ya da teknolojinin negatif etkilenmesi gibi olumsuz sonuçlar doÄuruyor. Bu durumda askeri ya da istihbarat gücünden yoksun ülkelerin güçlü statüye ulaÅması ortaya koyduÄumuz modellemeler ile imkânsızlaÅıyorâ diyor.
164 ADET BAÄIMSIZ DEÄİÅKEN VAR
âBütün bu tanımlanan güç deÄiÅkenlerinin doÄru hesaplanabilmesi, doÄru sonuçlar elde edilebilmesi için alt deÄiÅkenler, alt katmanlar mevcut. Bütün bu katmanları arka arkaya koyduÄumuzda toplam 164 adet baÄımsız deÄiÅken ile ülkelerin güç vektörlerini hesaplamıŠoluyoruz.
Bu hesaplamalarda; ülkeler hakkında dünyada çıkan basılı kaynakları ve deÄerlendirmeleri ele alıyoruz. Hepsini belli oranlarla normalize ederek formülümüz içerisine kullanıyoruz.
Ana baÄımsız deÄiÅkenlerin altında toplam 71 alt deÄiÅken mevcut. Bu deÄiÅkenlerin altında ise ayrıca 85 deÄiÅken ile 163 baÄımsız deÄiÅken yapısı oluÅurken son olarak eklediÄimiz âistihbaratâ deÄiÅkeni ile 164 deÄiÅkenimiz ÅekillenmiÅ oluyor.â
âYUNANİSTANâI VE ERMENİSTANâI YILLARCA GÃÃLà ZANNEDERDİM, YANILMIÅIMâ
FMV IÅık Ãniversitesi Kurucu Rektörü, Mütevelli Heyeti BaÅkanı ve İstanbul Ãniversitesi Elektrik-Elektronik Bölüm BaÅkanı Prof. Dr. Sıddık YARMAN, â2000 yılından 2014 yılına kadar ortalama her yıl ülkemiz ve komÅularımızın güç deÄerleri ölçüldü. Bu noktada sizlerle önemli bir deÄerlendirmemi paylaÅmak istiyorumâ diyor ve sözlerine Åöyle devam ediyor: âAmerikaâdan Japonyaâya uzun yıllar birçok ülkede bulunmamın etkisi ile ülkemiz ve komÅularımızın güç etkilerini farklı açılardan deÄerlendirme Åansım oldu. Gerek teknolojik ve bilimsel altyapılarımızın, gerekse düÅünce yapılarımızın geliÅmesinde Amerikaâda aldıÄımız eÄitimlerin etkisiyle komÅularımızı deÄerlendirmekte objektif olmaktan uzak kaldık.
ÃrneÄin Yunanistanâı çok güçlü olarak düÅünürdüm. Yine ülkemizin dinamiklerini takip ettiÄimizde Ermenistanâı ileri düzeyde güçlü olarak deÄerlendirirdim. DiÄer yandan uzun yıllar dünya medyatik algısının etkisinde kalarak İranâın güçsüz ve zayıf bir yapıda olduÄunu düÅünürdüm. Ãünkü orada İslamik yapıda bir devlet var ve bilimsel koÅullar altında algılamakta zorlandıÄımız tavır ve yaklaÅımlar görülebiliyor.
Hesap sonuçlarını deÄerlendirdiÄimizde; sıranın baÅına hiç de ÅaÅırtıcı olmayan bir sonuçla Rusya oturuyor, ardından gelen ülke ise Türkiye. Ãçüncü sırada ise bizi az bir farkla takip eden İran var.â
TÃRKİYE + İRAN = RUSYA MI?
FMV IÅık Ãniversitesi Kurucu Rektörü, Mütevelli Heyeti BaÅkanı ve İstanbul Ãniversitesi Elektrik-Elektronik Bölüm BaÅkanı Prof. Dr. Sıddık YARMAN, hesaplamaların sonuçlarını paylaÅıyor:
Hesaplamalar çerçevesinde konuÅacak olursak ilk üç ülke sıralamasında Türkiye ve İran güçlerini bir araya getirdiÄinde; Rusya kadar büyük ve çok kapsamlı güç etkinliÄine kavuÅuyor.
Bu demek oluyor ki; Türkiye veya İranâın güç vektörleri, Rusya güç vektörünün yarısı kadar.
BaÅka bir deyiÅle; İran ve Türkiyeânin güçlerini birleÅtirmesi ve Rusyaânın karÅısına geçmesi durumunda güçler dengesi oluÅturabilecek bir konum ortaya çıkıyor.
EÄer Türkiye ve İran zamanla bilimde, teknolojide, elde edilen yeniliklerde ve üretimde güçlerini birleÅtirebilirse fevkalade büyük atılımlar gerçekleÅtirebilirler ve Avrupa BirliÄiânin gücünü tartabilecek seviyeye ulaÅabilirler; çünkü Rusya, tek baÅına Avrupa BirliÄiânin gücünü tartabilecek seviyede.
Rusyaânın nüfusu yaklaÅık 145 milyon olmasına raÄmen; petrol zenginlikleri, doÄal gaz zenginlikleri ve insani birikimleri ile Avrupa BirliÄiânin yapısını yakalayabiliyor.
Ãok net olarak ABD dünyanın süper gücü; özellikle ileri teknoloji tüketimi ile dünya toplam üretiminin yarıdan fazlasını kullanıyor. Kalan tüketim payının ortalama yüzde 20-25âini Avrupa ve kalanını ise diÄer ülkeler kullanıyor. Son zamanlarda Ãin, bu dengeleri biraz deÄiÅtirdi.
Bu noktada son deÄerlendirmeler ile Türkiye, İran ve Rusya bir araya geldiÄinde ABD karÅısında çok ciddi bir güç oluÅturmuÅ oluyor ve dolayısı ile ABDânin gücünü tartıyor.
DÃNYA TÃRKİYE VE İRANâIN
GÃÃLERİNİ BİRLEÅTİRMESİNDEN KORKUYOR!
Benim özellikle deÄinmek istediÄim konu; İranâla 1639 yılında imzaladıÄımız Kasr-ı Åirin AntlaÅmasıândan bu yana organik baÄlarımızın kopuk olması. Ne birlikte olabiliyoruz, ne de savaÅabiliyoruz. Bu aslında o zamandan beri iki yakanın güçlerinin denk olduÄunu ifade ediyor. Farklı ve günümüz yaklaÅımı ile deÄerlendirdiÄimizde ise; Türkiye ve İranâı çevreleyen güçler bu iki güç unsurunun bir araya gelmemesi için ellerinden geleni yapmıÅlar. ÃocukluÄumuzdan bu yana bir İran olduÄunu biliyoruz ve divan edebiyatında etkilerini gözlemliyoruz ama bunun haricinde bir iletiÅimimizin olmadıÄını görüyoruz.Türkiye ve İranâın birbirlerinden izole olmasının ya da edilmesinin en temel sebebi bu iki ülkenin güçlerinin bir araya gelmesi durumunda ortaya çıkacak yeni gücün etkileri. Bu düÅünce özellikle Avrupa tarafında tedirgin edici bir durum oluÅturuyor.Avrupa ve Amerika bunun farkında, tüm dünya bunun farkında. İran ve Rusyaânın da bir araya gelmesi yine Avrupa için ciddi bir sıkıntı oluÅturuyor.
Yani ben bir mühendis olarak yaÅadıÄımız son olaylardan âTürkiye zararlı çıkmayacakâ diyorum.
Biz bu hesapları yaparken siyaset bilimi uzmanı olarak deÄil, matematik modelci olarak yaptık. Sonuç olarak matematiÄin bize sunduÄu resmi çıplak gözle, yalın olarak deÄerlendiriyoruz. Bu deÄerlendirmelere baktıÄımızda komÅu 3 ülke (Rusya-İran-Türkiye) gayet basit bit Åekilde dünyaya yön verebilecek gücü elinde tutarken, akılcı Rus yönetimi neden Türkiyeâyi dıÅlasın ki? Durum böyle olunca suni olarak ortaya çıkan Türkiye-Rusya gerginliÄini çıkarlar bazında örgütlenmiÅ dıŠsiyasetin uzun süre yönlendirmesi akılcı olmaz. Bu durum ne Rusyaânın yararınadır, ne de Türkiyeânin… Sonuçta; ortak menfaatler galebe çalarak Rusya-İran-Türkiye iÅbirliÄi günümüzde dengeli Åekilde devam etmek zorundadır.
Yine bir mühendis olarak CumhurbaÅkanımızın tutumunu beÄeniyorum ve doÄru buluyorum. Olumsuz konuÅanların aksine âBu iÅten zararlı çıkmayacaÄızâ diyorum.
