HAVACILIK GÃVENLİÄİ’NDE ULUSLARARASI GÃSTERGELER VE TÃRKİYEâDEKİ SON KAZALARIN ANLAMI
Havacılık sektörü, dünyanın en yüksek güvenlik standartlarına sahip alanlarından biridir; ancak bu standartların sürdürülebilirliÄi, yalnızca teknolojiye deÄil kurumsal kültüre, bakım disiplinine ve düzenleyici otoritelerin etkinliÄine baÄlıdır. Son aylarda yaÅanan kazalar ve en son gerçekleÅen askerî kargo uçaÄı kazası, Türkiyeâde havacılık güvenliÄi konusunu yeniden bilimsel bir çerçevede deÄerlendirmeyi zorunlu kılmıÅtır.
Dünya genelindeki güncel veriler, havacılık güvenliÄinin âmutlak bir baÅarıâ deÄil, sürekli geliÅtirilmesi gereken bir süreç olduÄunu açıkça göstermektedir. ICAOânun 2024 Emniyet Raporuâna göre küresel kaza oranı milyon kalkıŠbaÅına 2,56 olarak kaydedilmiÅtir. Bu oran, 2023âteki 1,87 deÄerine kıyasla belirgin bir artıŠgöstermektedir. IATAânın 2023 raporu ise âson 15 yılın en yüksek fatal accident rate artıÅınıâ iÅaret etmektedir. Bu tablo, operasyon yoÄunluÄu, bakım yükü ve insan faktörü gibi deÄiÅkenlerin pandemi sonrası dönemde yeniden kritik hâle geldiÄini göstermektedir.
Türkiyeâde sivil havacılık tarafında denetleyici otorite olan SHGM, ICAO Annex 19 çerçevesinde Safety Management System (SMS) uygulamalarını zorunlu hâle getirmiÅtir. Ancak SHGMânin kendi yayımladıÄı faaliyet raporlarında da görüldüÄü üzere, son yıllarda âciddi emniyet olayıâ olarak raporlanan vaka sayılarında artıŠmevcuttur. Bu artıŠbir yandan raporlama kültürünün geliÅmesi açısından olumlu kabul edilebilir; diÄer yandan sistemsel risklerin görünür hâle gelmesi nedeniyle dikkatle analiz edilmesi gereken bir göstergedir.
Askerî havacılıÄa iliÅkin resmi veri sınırlı olmakla birlikte, NATO ve ICAOânun ortak teknik deÄerlendirmelerinde yaÅlanan platformların risk profili artırdıÄı açıkça ifade edilir. Dünyada ortalama 25 yılın üzerindeki filolarda arıza tekrar oranlarının yükseldiÄi, bunun da bakım süresini ve görev dıÅı kalma oranlarını artırdıÄı bilinmektedir. Bu bulgular, yalnızca Türkiyeâye özgü deÄildir; küresel ölçekte tüm ülkelerde yaÅlı platformlar için modernizasyon ya da predictive maintenance sistemlerine geçiÅ zorunluluÄu doÄmuÅtur.
İnsan faktörü ise ICAO Doc 9859âa göre hâlâ kazaların en büyük belirleyicisidir. Yorgunluk, iletiÅim eksikliÄi, yüksek görev temposu ve standardizasyon sorunları; özellikle askerî operasyonlarda daha belirgin Åekilde ortaya çıkmaktadır. Kazaya iliÅkin resmî rapor yayımlanmadan kesin bir neden tespit edilemez; ancak uluslararası istatistiklerde insan faktörünün kazaların yüzde 70â80 aralıÄında etkili olduÄu gerçeÄi göz ardı edilmemelidir.
Son yaÅanan kazayı teknik ve akademik bir perspektiften ele aldıÄımızda ortaya çıkan temel sonuç Åudur:
Havacılık güvenliÄi kâÄıt üzerindeki talimatlardan deÄil, sahadaki uygulama bütünlüÄünden beslenir.
Türkiyeâde hem sivil hem askerî havacılık açısından yapılması gerekenler nettir:
SHGM denetimlerinin daha Åeffaf hâle getirilmesi, predictive maintenance uygulamalarının yaygınlaÅtırılması, ekip eÄitimlerinde ICAO Doc 10018 standardının esas alınması, risk raporlarının sadece kurum içinde deÄil sektör genelinde paylaÅılan emniyet öÄrenme materyallerine dönüÅtürülmesi ve âraporlama kültürüânün cezalandırıcı algıdan tamamen arındırılması.
Kısacası havacılıkta güvenlik, bir sonuç deÄil bir davranıŠbiçimidir.
Son kazalar yalnızca bir acı deÄil; Türkiyeânin havacılık sistemine ayna tutan bir gösterge, bir uyarı ve bir dönüm noktasıdır.
Bilimsel adımlar atılırsa gelecek daha güvenli olacaktır.
Bilimsel olmayan hiçbir yaklaÅımın ise havacılıkta yeri yoktur.
#Havacılık güvenliÄi deÄerlendirmesi #Türkiyeâde uçak kazaları #Sivil ve askerî havacılık riskleri #Küresel kaza oranları ve trendler #ICAO 2024 Emniyet Raporu #SHGM denetim ve SMS uygulamaları #İnsan faktörü ve havacılık kazaları #YaÅlanan uçak filoları #Predictive maintenance ve güvenlik #Havacılıkta risk yönetimi #Operasyonel güvenlik stratejileri #Ekip eÄitimi ve standardizasyon