Pegasus’un Sabiha Gökçen Havalimanı altyapısına dair beklentileri nelerdir?
Pegasus’un Sabiha Gökçen Havalimanı altyapısına dair beklentileri, şirketin büyüme stratejisinin merkezinde yer almakta ve temel olarak terminal kapasitesinin artırılması ile bakım altyapısının güçlendirilmesi etrafında şekillenmektedir.
Kaynaklara göre şirketin bu konudaki temel beklenti ve planları şunlardır:
- Yeni “Orta Terminal” Projesi: Pegasus, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda iki pist arasında inşa edilmesi planlanan orta terminal projesinin hayata geçirilmesini kritik bir ihtiyaç olarak görmektedir. Mevcut durumda havalimanında paralel iki pist bulunmasına rağmen, terminal kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle bu pistler tam kapasiteyle kullanılamamakta ve operasyon adeta tek pist üzerinden yönetilmektedir.
- Tam Kapasite Kullanımı ve Büyüme: Şirket, 2030 yılına kadar bu yeni terminale kavuşmayı beklemektedir. Bu altyapı gelişiminin tamamlanmasıyla birlikte, iki pistin tam kapasiteyle kullanılması mümkün olacak, bu da Pegasus’un Sabiha Gökçen’deki uçak sayısını artırmasına ve uçuş ağını Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetleri’nde yeni destinasyonlarla genişletmesine olanak sağlayacaktır.
- Bakım Altyapısı (Hangarlar): Pegasus, Sabiha Gökçen’deki arazisi üzerinde kendi bakım hangarlarını inşa etmektedir. Bu altyapı yatırımı kapsamında:
- Hat Bakım Hangarı: 5 uçak kapasiteli olacak bu hangar, uçakların bekletilmeden bakıma alınmasını sağlayarak yerde kalış sürelerini azaltacaktır.
- Üst Bakım Hangarı: Yine 5 uçak kapasiteli olan ve modüler yapısı sayesinde gelecekte 10 uçağa kadar büyütülebilecek bu hangar ile ağır bakımların %60’ının kurum içinde yapılması hedeflenmektedir.
- Operasyonel Bağımsızlık: Sabiha Gökçen’deki bu altyapı yatırımları (hangarlar), şirketin dış kaynaklı bakımlara olan bağımlılığını azaltmayı ve operasyonel verimliliği artırmayı amaçlamaktadır.
Özetle Pegasus, Sabiha Gökçen’in sadece bir kalkış noktası değil, aynı zamanda hem terminal hem de teknik bakım açısından kendi kendine yetebilen ve yüksek kapasiteli bir ana üs (hub) haline gelmesini beklemektedir.

