Kanaat Ãnderleriyle Gündem Ãzelâde ise Åeref OÄuz, Hakan GüldaÄ ve Vahap Munyarâın sorularını yanıtlayan isim Netlog Grubu Yönetim Kurulu BaÅkanı Åahap Ãak oldu. âLojistik varsa hayat vardırâ diyen Ãak, lojistiÄin pandemide verdiÄi sınavı da deÄerlendirdi
Netlog Grubu Yönetim Kurulu BaÅkanı Åahap Ãak, âgündem özelâ sohbetimizde sorularımızı yanıtlarken, sektörü için, âEÄer hayat varsa lojistik, lojistik varsa hayat vardırâ iddiasını ortaya koydu. Ãak, âLojistik âhavaâ gibidir. Ãnemi, yokluÄunda ya da kalitesi düÅtüÄünde anlaÅılır. Havasız kalınca ölürüz. Kötü havada hasta oluruz. Lojistik de aynen böyledir. Lojistik, hayatın bizatihi kendisidirâ dedi.
Netlog Yönetim Kurulu BaÅkanı Åahap Ãakâa sorularımız ve yanıtları Åöyle:
Lojistik hava gibidir
⢠âLojistik sektörüâ denince ne anlamak gerekiyor? Kara, deniz, raylı sistem ve havayolu taÅımacılıÄından ibaret midir? Hammadde, ara mal tedarikinden son ürünün müÅteriye teslimine kadar tüm aÅamalarda rol alan, bunların yönetim sorumluluÄunu üstlenen bir yapıdan mı söz ediyoruz?
Lojistik, hayatın bizatihi kendisidir. EÄer hayat varsa lojistik, lojistik varsa hayat vardır. Aynen hava gibi. Havanın olduÄunu fiziken fark etmeyiz. Onunla yaÅarız. Ama havasız kaldıÄımız anda ölür, kötü havada da hasta oluruz. Lojistik de aynen böyle. Herhangi bir ürünün hammaddeden üretime, üretimden tüketime hatta iadesine kadar geçen bütün süreçleri ve bunların alt süreçlerini lojistik olarak algılamak lazım. LojistiÄi 360 derece görebilmek lazım. Åu an birçok Åey için lojistik depo gibi algılanıyor ama deÄil. Lojistik ayın zamanda yazılım demek, aynı zamanda otomasyon demek. Sözün özü hayat eÅittir lojistiktir.
Lojistik âhavaâ gibidir. Ãnemini yokluÄunda ya da kalitesi düÅtüÄünde anlarsın. Devletçe deÄerimizin bilinmediÄini, yeterince desteklenmediÄimizi düÅünüyoruz. Bu noktada beklentimiz parapul deÄil. Sadece regülasyonların AB standartlarında olduÄu gibi yapılmasını bekliyoruz.
Dünya iyi sınav veremedi
⢠COVID-19 süreci, lojistik sektörünün önemini dünya gündemine oturttu. Sektör dünyada pandemi döneminde nasıl bir sınav verdi? Artıları mı, eksileri mi daha fazlaydı? YaÅanan baÅarısızlıkların arkasındaki nedenler nelerdi?
Pandemi sürecinde lojistiÄin önemi çok daha net bir Åekilde ortaya çıktı. İlk baÅlarda dünya ülkeleri bu açıdan maalesef iyi bir sınav veremedi. Avrupa ülkeleri ve ABD baÅta olmak üzere, geliÅmiŠülkelerde boÅalan raflar ve temel ihtiyaç maddelerine eriÅim sorunlarını endiÅeyle takip ettik. Bazı ürünler pazara sunulamadı. Ãünkü tedarik zinciri anlamında ciddi bir yönetim zafiyeti oluÅtu.
Ãok basit bir örnek vereyim; bundan bir ay kadar evvel San Francisco Limanıânda konteyner gemisi boÅaltma sırası bir aya çıktı. Bu tamamen limanın pandemi nedeniyle çalıÅmamasından kaynaklı. AzaltılmıŠmesai, COVID endiÅesi derken insanlar çalıÅmıyor. Gemiler gidip, bir ay orada boÅaltılmayı bekliyor.
Türkiye bu süreci son derece serin kanlı bir Åekilde yönetmeyi bildi. Evet, pandeminin ilk günlerinde birtakım endiÅeler yaÅandı fakat Türk lojistik sektörü bu süreci çok iyi bir Åekilde yönetti. Ne gıda, ne temel ihtiyaç maddeleri ne de hammadde lojistiÄi anlamında en ufak bir sorun oluÅmadı. Yerli üretim anlamında tüm sektörlerimizde tıkır tıkır iÅleyen bir süreç yönetimi yaÅandı.
Sadece uluslararası nakliyede bazı hammaddelerin yurtdıÅından tedariki açısından yurt dıÅı kaynaklı bir takım sorunlar oldu. Batı Avrupa ülkelerinin sınırlarını kapatması nedeniyle kısa süreli bir eriÅim sorununa tanıklık ettik, hepsi o kadar..
İÅin özünde aslında bu süreç, zihinsel bir kırılmaya da vesile oldu diyebilirim. Ãzellikle UzakdoÄulu hammadde üreticilerinden Batıâya hammadde ve yarı mamul üretimi ile sevkiyatı noktasında ciddi sıkıntılar yaÅandı. Bu durum Türkiye için olumlu açılım saÄladı. Ãünkü herkes geçmiÅte âÃinâe gideceÄizâ derken gördüler ki; tek taraflı lojistik tedarikinde sorun yaÅandıÄı zaman sistem çöküyor. Bu süreçte çok ciddi miktarda üreticinin yönünü tekrar Türkiyeâye çevirdiÄine de Åahit olduk. Bu noktada Hükümetimiz de gerçekten temkinli ama iÅi de aksatmayan uygulamalara imza attı.
Restorandan kargoya
⢠Türk lojistik sektörü pandemi dönemini nasıl geçirdi, geçiriyor? Pandeminin ilk aylarına göre sektörün faaliyetlerinde, bir deÄiÅim, daha iyiye gidiÅ var mı? Sektör bu dönemde yurt içinde mi, yurt dıÅında mı daha iyi çalıÅabildi?
Yurt içi daÄıtım ve üretimi noktasında baÅarılı bir süreç yönettik. Netlog olarak bizim ve diÄer lojistik sektörü oyuncularının verdiÄi hizmet hiç durmadı. Hatta günün gereklilikleri nedeniyle gelen yeni alt taleplere de baÅarılı bir Åekilde yetiÅmeyi bildik. Bu arada yıllık yüzde 3 ila yüzde 5 arasında büyüyen e-ticarette de ciddi bir patlama yaÅandı. İlk baÅlarda hızlı artan talep karÅısında birtakım yavaÅlıklar görüldü fakat alınan hızlı önlemler sayesinde kargo sektöründe de iÅler hatasız bir Åekilde iÅler hale geldi. Bu süreç ciddi bir ek istihdama yol açtı. Bu anlamda kapanan restoranlardan kargo sektörüne ciddi bir eleman transferi yaÅandı.
Yurtiçinde iÅler böylesine gurur verici noktada giderken, yurtdıÅında tamamen hammadde tedarikinden kaynaklı olarak sorunlar ve gecikmeler yaÅandı, yaÅanmaya da devam ediyor. Yine bir örnek vereyim; en son biliyorsunuz Renault Fabrikası 15-20 gün üretime ara verdi. Niye kapandı biliyor musunuz? Ãip yok. Bu kadar basit. Yani o çipi üreten dünyada birkaç fabrika var. Onlar da UzakdoÄu kökenli.
Dünyada âyük dengesi’ bozuldu
⢠Türkiye, âdünya lojistik ligiânde hangi sıralarda yer alıyor? Sektörün büyüklüÄü nasıl? Filo büyüklüÄü ne durumda? Yıllık taÅıma kapasitesi ne kadar? Sektörün toplam cirosu nedir? TaÅınan yükün toplam deÄeri hangi düzeyde?
Türk lojistik sektörünün hakkını teslim etmek lazım. TaÅımacılık noktasında hiçbir handikap yok. Yeteri kadar üretimimiz, ithalatımız ve ihracatımız var. Tüm bunların çok daha fazla kapasitesinde de TIRâımız var. Demiryollarını biraz dıÅında tutarsak, denizyolu ve havayolunda da hiçbir zafiyetimiz yok. Zaten havayolu taÅımacılıÄında Türk Hava Yolları (THY) gibi dünyanın beÅinci büyük havayolu Åirketine sahibiz.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) çatısı altındaki Hizmet İhracatçıları BirliÄiânde (HİB) THY Yönetim Kurulu BaÅkanı İlker Aycı ile çok yakın teÅriki mesai içindeyiz. THY, bu pandemi sürecinde inanılmaz destek gösterdi.
Normalde ticari kargo taÅımacılıÄında yüklerin yüzde 60âı yolcu uçaklarıyla taÅınırmıÅ. Yolcu uçaklarının seferleri iptal olunca kargo ortada kaldı. THY, bazı yolcu uçaklarını kargoya yönlendirerek kapasitesini de artırdı. Bu sayede Türk ithalatçısı ve ihracatçısının tüm ihtiyacı karÅılandıÄı gibi bölgedeki ülkelerin de ihracat ve ithalatçısı haline geldik.
Deniz trafiÄinde taÅımacılık aÄırlıklı konteynerle yapılır. Burada maalesef dünyadaki yük dengesi bozuldu. Yani bir mal konteynerle gidecek, boÅaltılacak, yine konteynerle geri gelecek. Giden malın yerine yenisi gelmeyince bir yerde konteyner birikmesi yaÅanıyor. Ãteki tarafta ise konteyner sıkıntısı baÅlıyor. İki yıl evvel Ãinâden 40 TEUâluk bir konteynerin navlun fiyatı 800-1200 dolar civarında deÄiÅirdi. Åimdi bu fiyat 7-8 bin dolar civarına çıktı. Niye? Ãünkü konteyner yok.
3-4 aydır ihracatta ciddi bir konteyner sıkıntımız var. Ãünkü konteynerler bir yerde boÅ boÅ duruyor. Mesela San Firancisco Limanıânda yüz binlerce konteyner gemilerde bekliyor. Bu dengesizliÄin önümüzdeki birkaç ay içerisinde düzene gireceÄini tahmin ediyorum.
Demiryolu ise en büyük problem. ABD haricinde; Avrupa ve Türkiyeâde, Rusyaâda hatta Balkanlarda hâlâ komünizmin hayatta olduÄu tek yer demiryollarıdır. Tüm ülkeler dahil buna… Demiryolları ihtiyaçlara ve yeni geliÅmelere maalesef cevap veremedi. Teknik yönden cevap veremedi çünkü alt yapı yok. Zihinsel olarak cevap veremedi çünkü böyle bir kültürü yok.
Dijital dönüÅümde bizim sektör önde
⢠Teknolojik ve dijital geliÅmeler lojistik sektörüne nasıl yansıdı, yansıyor? DijitalleÅme, lojistik sektöründeki operasyonları yönetiminde ne kadar etkili olabildi? Operasyonlarda yapay zeka devreye girebildi mi?
Teknolojik ve dijital geliÅme olmasaydı lojistik sektörünün bu kadar geliÅmesi mümkün olmazdı. Bizim Türkiyeâde realtime birebir entegre çalıÅan 2 teknoloji üssümüz var. Tüm operasyonumuz 7/24 kesintisiz Åekilde oradan yönetilir. EÄer dijital dünya olmasa bunu biz yapamazdık. Dijital dönüÅümün en hızlı, baÅarılı ve güçlü uygulandıÄı sektörlerden birinin lojistik olduÄunu söylemek yanlıŠolmaz. Åimdi iÅin içine robotlar girmeye baÅladı. Avrupaâda bazı depolarımızda robotları kullanmaya baÅladık. Ancak Türkiyeâde robot kullanmak o kadar verimli olmuyor. Biz her Åeyi robotlarla yapıp insandan feragat etmenin doÄru olmadıÄına inanıyoruz. Türkiyeâde robotlaÅmaya kalksak yurt içinde çalıÅan 8 bin elemanımızın yarısını çıkarmamız lazım. Bunu da sosyal açıdan doÄru bulmuyoruz. Aksine, istihdam yaratmamız lazım…
Türkiye, pırlanta gibi parlıyor
⢠Pandemi döneminde lojistik sektörüne yeni oyuncuların katılması söz konusu oldu mu? Ãlkemizdeki lojistik sektörüne yabancı sermaye ilgisi nasıl? Son dönemlerde Åirket birleÅmeleri, satın almalar da gündeme geldi mi? Bundan sonra gündeme gelir mi?
Sıklıkla yurt içi lojistiÄi yapmaya çalıÅanlar oldu ama lojistik ciddi yatırım ister, kolay bir iÅ deÄil. İÅler, “Burada böyle bir Åey var, hadi lojistik yapalımâ diyerek yürümüyor. Bunun bir devamlılıÄı da olmuyor açıkçası. Dolayısıyla yeni katılanlar var fakat ben bunların kalıcı olacaÄını tahmin etmiyorum. Lojistik sektörüne yabancı sermaye ilgisi hep vardır. Netice itibarıyla bu bölgede, 83 milyon nüfusu olan, belli ölçülerde tüketime sahip ve bir ölçüde de üretim gücü yüksek baÅka ülke yok diyebilirim. Yabancılar, bu sektöre gerek Türkiyeânin kendi iç tüketim ve üretim özellikleri, gerekse Türkiyeânin transmisyonu olması sebebiyle ilgi duyuyorlar. Ancak yabancı büyük Åirketlerin ilgilenebileceÄi büyüklükte lojistik Åirket sayısı da çok fazla deÄil.
Küçük Åirketleri alıp da organize etmek de istemiyorlar. Biz Netlog olarak, 2017âde bir miktar hisse satıÅı gerçekleÅtirmiÅtik. O tarihten bu yana da sektörde doÄru dürüst hisse satıÅı olmadı. Sadece bir Åirket gemilerini sattı ama pek lojistik deÄil. Bundan sonraki süreçte pekala mümkün. Hem dünyaya hem de bölgemize bakacak olursak; üretim ve tüketim özelinde Türkiye, mücevher dükkanının pırlantası gibi parlıyor. Muhakkak olacaktır. Hatta biz dahil Türkiyeâde bazı firmalar, satmak için deÄil almak için bakıyoruz, konuÅuyoruz.
Karayolu varken kimse denizden gitmek istemez
⢠Yurt içi taÅımalarda denizyolu yeterince kullanılabiliyor mu? Kullanılamıyorsa bu durum nereden kaynaklanıyor? Bazı bölgelerde liman kapasitesi yetersizliÄi mi söz konusu?
Denizyolu taÅımacılıÄı, yurt içinde yolcu taÅımacılıÄı hariç hiç kullanılmıyor. Bunun iki nedeni var. İlki Åu; yazılı olmayan uluslararası bir kural vardır: Karayolunun gittiÄi yere deniz yoluyla kimse gitmez.
İkincisi ise Türkiyeâdeki liman tröstü diyebilirim. Limanlar özelleÅtirildi evet ama özelleÅtirilirken mevcut fiyatlarda özelleÅtirildi. Bir Ro-Ro gemisinin ya da konteyner gemisinin HaydarpaÅa veya İzmir Limanıâna yanaÅmasının maliyeti 8-9 bin dolar. Bu 8-9 bin dolar o taÅımanın üzerine biniyor, konteynerin üzerine biniyor. Dolayısıyla yurt içinde denizyolu taÅımacılıÄı açısından ciddi bir maliyet söz konusu. Dünyada da durum farklı deÄil.. New York ve Boston arasında konteyner trafiÄi olmaz ki. TIR olur. Tren bile olmaz.
Avrupaânın en büyük moda lojistiÄi bizde
â¢Türk lojistik Åirketleri, oyun alanlarını yurt dıÅına ne kadar geniÅletebildi? Yani, yurt dıÅında Åirket kurup, baÅka ülkelerde lojistik hizmeti verebilen kaç Türk Åirketi var? Ãnümüzdeki dönemde var olanlara yenileri eklenebilir mi?
Açıkçası bu anlamda pek fazla Åirket yok. Biz Netlog olarak yakın süreçte, Hollanda merkezli Blackman Åirketini satın almıÅtık. 3-4 yıl içinde Åirketin cirosunu 3âe katladık. Bugün, Belçika, Hollanda, İngiltere ve ABDâde kendisinin birebir opere ettiÄi 32 tane deposu olan, 6 bin personeli bulunan bir Åirketten söz ediyoruz. Blackman Åirketimiz hali hazırda moda ve yaÅam tarzı açısından Avrupaânın en büyük lojistik Åirketi konumunda.
Bulgaristan anlaÅmaya yanaÅırsa Kapıkule çözülür
⢠Türkiyeânin ihracat temposu yükselmeye baÅlayınca Kapıkuleâde TIR kuyrukları uzuyor, beklemeler bir-iki haftayı bulabiliyor. Bu sorunun çözümü konusunda ne düÅünüyorsunuz? Neler yapılırsa sorun çözülür?
Kapıkule, Türk lojistik sektörü olarak bizim en önemli sorunlarımızdan birisi. Türkiyeânin ihracatının yaklaÅık yüzde 50âsini yaptıÄı Avrupaâya, Batı Avrupaâya çıkıŠkapımız. Türkiye tarafı büyük ölçüde altyapısını tamamladı. Bizim taraftan günde 1200 civarında araç çıkıyor. Altyapımız bunu 1400-1500âe çıkarmaya müsait. Ancak, Bulgaristan tarafında ciddi bir ÅiÅme yaÅanıyor. Bulgaristan, bu altyapıyı yapmadı, yapamadı veya özellikle yapmıyor. Bulgaristan karÅılıklı bir anlaÅmayla bu soruna eÄilmezse Kapıkuleâde bu sorun devam edecektir. İhracatın genel yapısı gereÄi, çıkıÅlar aÄırlıklı olarak perÅembe ve cumadır. Ãünkü pazartesi üretim baÅlar, sipariÅ gelir, onlar da perÅembe, cuma günü çıkar. PerÅembe ve cuma çıkacak araç sayısı 1500-2000 arası deÄiÅmeli ki, kapıda kuyruk olmasın. Bizim bugün için yapabileceÄimiz 1500… Bunu biz yapsak Bulgaristan tarafı yapamıyor zaten.
Benim UNDâde ikinci baÅkanlık yaptıÄım 1996-1997 yıllarında; Bulgaristanâla gümrüklerimizi karÅılıklı okuyan bir sistem yaratma aÅamasına gelmiÅtik ve bu kabul de görmüÅtü. Åöyle ki, Türkiyeâde gümrük yapılan bir aracımızdaki tüm kayıtları, boÅaltmaya kadar anında görecekler. Biz araç mühürlendiÄi zaman Bulgar tarafı hiçbir operasyon yapmayacak, sadece mührü kontrol edecek gerekli belgeleri kontrol edecek ve direkt âgeçâ yapacaktı. Biz de onlardan gelen araçlara aynısını uygulayacaktık ama bu yürümedi. Bu yapılmazsa, TIR kuyruÄu sorununun çözülmesi neredeyse imkansız. Bulgaristan ABânin giriÅi ya, Bulgaristan orada mührü bastıÄı zaman, bir daha Almanyaâya kadar açılmıyor. Biz de diyoruz ki, bizimkini de kabul edin, biz de Gümrük BirliÄi üyesiyiz. Ticaret BakanlıÄımız da samimi olarak bu konunun üzerinde çalıÅıyor.
Netice itibarıyla dünyada her cephede bir ticaret savaÅı yaÅanıyor. Bizim cephemizde, diÄerlerinin yanında bir de böyle bir Åey var. Bizim araçlarımızın normal Åartlarda 3 günde Almanyaâya girmesi çok doÄalken, bu Åartlarda 5-6 güne çıkıyor. Bu da müÅteriler üzerinde negatif etki yaratıyor.
Konteyner göründüÄü kadar basit bir iÅ deÄil
⢠Son dönemlerde dünyada da, ülkemizde de konteyner sıkıntısı yaÅanıyor. Konteyner için sıra bekleniyor, fiyatları da oldukça yüksek seyrediyor. Bu sıkıntının aÅılması için neler yapmak gerekiyor? Türkiye, konteyner üretimine yüklenmeli mi? Konteyner üretiminde Ãinâin karÅısında dayanmak mümkün olur mu? Konteyner üretmek sorunu çözer mi?
Konteyner dediÄimizde dıÅarıdan çok basit gibi görünüyor ama içerisinde çok ciddi kuralları ve kalite standartları olan bir ürün var. Ãzerine 24-25 ton mal koyacaksın, o malı vinç kaldıracak, sallayacak geminin bir yerine âpatâ diye koyacak. Daha sonra o konteynerin üzerinde 8 sıra daha 24âer tonluk konteynerler sıralanacak ve o kırılmayacak. Türkiyeâde geçmiÅte iki tane konteyner üreten firma vardı… İkisi de kapandı. Ãünkü, Ãin ile mücadele edemediler. Ãinliler günde 1000 adet konteyner yapıyorlar. Åu anda bildiÄim kadarıyla Türkiyeâde konteyner üretimi yok. Yapılabilir mi, yapılabilir ama yapılsa ne fark eder ki. Bir tane konteyneri buradan yükle gitsin ama Ãinâde kalacak. Bu, dünyada büyük bir havuz ve bu havuzun dönmesi lazım. Bu tıkanıklıÄın geçmesi için dünya ticaretinin regüle olması lazım. Konteyner, dünyanın sorunu. Dünyadaki ticaret dengesi yeniden eski seviyesine gelmediÄi sürece bu sıkıntı devam edecektir.
Ãatısında güneÅ paneli depoda elektrikli araç var
⢠âYeÅil Mutabakat” yakın gelecekte ülkelerin dıŠticaretini önemli ölçüde etkileyecek ve deÄiÅtirecek. Avrupa ülkeleri, örneÄin Türkiyeâden aldıkları ürünlerin karbon ayak izini sorgulayacak. Aynı durum lojistik sektörünü de etkileyecek. Aslında lojistik sektöründe bu konu daha önceden gündeme geldi deÄil mi?
Yakın gelecekte özellikle geliÅmiÅ Batı ülkelerini önemli ölçüde etkileyeceÄi kesin. Åu anda Netlogâun yurt içindeki depolarının hepsine güneÅ panelleri yerleÅtirmeye baÅladık. Bugün itibarıyla 5 megavatlık kapasiteye ulaÅtık. KullandıÄımız enerjinin yüzde 30âunu güneÅten saÄlamaya baÅladık. Daha çevreci ve daha verimli olması açısından sadece kendi müÅterilerimize ve kendi kullanımımıza yönelik elektrikli araba yaptık. Bunların seri imalat ruhsatlarını aldık, teknik belgelerini aldık. Hatta Belçika ve Hollandaâda kendi Åirketimiz olan Blackmanâin kontrolünde test daÄıtımlarına baÅladık. Türkiyeâde de büyük market zincirlerinde iki aydır testlerine devam ediyoruz. “YeÅil Mutabakatâ konusunu çok önemsiyoruz. Fakat burada bir “YeÅil Mutabakatâtan ziyade mutabakatsızlık var. Kanada gibi bir ülke bile Kyotoâdan çıktı. Bu konuda daha ne söylenir? YeÅilleriyle tanınan (dünyanın içme suyu kaynakları en zengin olan) ülkesi bile Kyotoâdan çıkıyorsa, dünyanın bir mutabakatsızlıÄı var demektir. Avrupa tarafına gelecek olursak; Avrupa dediÄiniz coÄrafyanın yarı ekonomisi Almanya. Bu kadar uÄraÅmasına raÄmen demir yolunun toplam kapasitesini yüzde 8âin üzerine çıkaramadı.
Yabancı ülkeler Türkiyeâden alınacak ürünlerdeki karbon ayak izini, iÅlerine gelirse sorgular, gelmezse sorgulamaz. Malı ucuza alacaksa umurunda olmaz. Ama Türkiyeâye bariyer koymak istiyorlarsa, Türk ürünlerine yönelik iÅleri zorlaÅtırmak istiyorlarsa bu tür koÅulları koyarlar ve buna ayak uyduranlar daha pahalıya mâl eder, uyduramayanlar da satamaz. Türk lojistik sektörü, süreçten ileride etkilenir. Nasıl ki Londraânın merkezine fosil yakıtlı arabalarla girmek yasak ise yarın Almanyaânın “Topraklarımda Åu bölgelere fosil yakıtlı arabalar girmesi yasakâ dediÄi anda etkilenir. Kamyon motorlarının bildiÄiniz gibi çevreci olacak Åekilde; emisyonu 6âya çıktı. Åu anda o da ayrı bir bariyerdir. Elektrikli kamyonlar konusu ise bugünkü pil teknolojisi ve maliyetlere bakıldıÄında çok olacak gibi görünmüyor. İleride baÅka bir teknolojiye mutlaka evrilecektir ama bugünün Åartlarında çok mümkün deÄil.
KAYNAK: DÃNYA GAZETESİ
LOJİPORT
