Türkiye’nin küresel transit ticaret payını artırmak için kaynaklarda ele alınan çözüm önerileri
Türkiye’nin küresel transit ticaret payını artırmak için kaynaklarda ele alınan çözüm önerileri, mevcut operasyonel darboğazları gidermeyi, gümrük süreçlerini modernleştirmeyi ve stratejik bir model değişimini gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Bu öneriler üç ana sütun altında toplanmaktadır:
1. Dijital Dönüşüm ve Operasyonel Verimlilik
Süreçlerin hızlandırılması için fiziksel müdahale yerine teknoloji odaklı çözümler önerilmektedir:
- Dijital Tespit Sistemi: Transit gönderilerde zaman kaybına yol açan fiziki tespit uygulaması yerine dijital tespite geçilmeli ve yükler sisteme otomatik olarak yansıtılmalıdır.
- Tam Veri Entegrasyonu: Havayolları ile geçici depolama yerleri (GDY) arasında tam veri uyumlu bir dijital entegrasyon kurulmalı; kantar fişleri ve SB numaraları tek bir elektronik dosya üzerinden yönetilmelidir.
- Tek Pencere Sistemi (ACAS Benzeri): Tüm kurumların tek bir veri akışı üzerinden çalışmasını sağlayacak bir yapı kurularak veri uyumsuzlukları ve gecikmeler önlenmelidir.
- Uçtan Uca Takip: Dijital altyapı güçlendirilerek konşimentoların tüm süreç boyunca görünürlüğü ve takibi sağlanmalıdır.
2. Gümrük Mevzuatı ve Bürokrasi Reformu
Türkiye’nin “hız odaklı” bir yapıya kavuşması için şu yasal ve idari adımlar atılmalıdır:
- Kırmızı Hat Yönetimi: Transit süreçler genel gümrük işlemlerinden bağımsız yönetilmeli ve kırmızı hat (fiziki muayene) istatistikleri günlük olarak izlenerek minimize edilmelidir.
- Belge ve Ücret Kolaylıkları: Yurt dışı kaynaklı MSDS ve DGR (tehlikeli madde) belgeleri transit işlemlerde doğrudan geçerli sayılmalı, TR çıkışlı/varışlı transit işlemlerde yolluk ücreti muafiyeti uygulanmalıdır.
- Kilo Toleransı: Havayollarının kendi yüklerinde uyguladığı kilo farkı toleransı transit yüklere de tanımlanmalı; küçük farklar için ek beyanname ve yazışma zorunluluğu kaldırılmalıdır.
- Ambarlar Arası Sevk: 2013/54 ve 2013/5 sayılı genelgelerde değişiklik yapılarak, ambarlar arası sevklerde özet beyan muafiyeti sağlanmalı ve işlemler uçak manifestosu üzerinden sonuçlandırılmalıdır.
3. Stratejik Model Değişimi: “Superconnector” Olmak
Türkiye’nin sadece bir geçiş noktası değil, bir değer merkezi olması hedeflenmektedir:
- Gateway (Giriş Kapısı) Modeli: Hollanda ve Dubai örneklerinin senteziyle, Türkiye’nin kıtalararası bir dağıtım ve yönetim merkezi haline getirilmesi önerilmektedir.
- Katma Değerli Lojistik (VAL): Transit mallar üzerinde paketleme ve montaj gibi işlemler yapılarak, gelirin sadece navlunla sınırlı kalmaması sağlanmalıdır.
- Küresel Ticaret Borsası: Türkiye’nin bir lojistik üssü olmanın ötesine geçerek, re-export ticaretinin yönetildiği bir “Ticaret Borsası” haline gelmesi planlanmaktadır.
Beklenen Hedefler ve Çıktılar
Bu çözüm önerilerinin hayata geçirilmesiyle şu sonuçlar beklenmektedir:
- Ekonomik Katkı: Yıllık toplam 75 milyar dolar ek gelir (30 milyar dolar lojistik, 45 milyar dolar re-export) ve GSYH’ye %5,6’lık ilave büyüme katkısı.
- Maliyet ve Zaman Tasarrufu: Operasyon sürelerinde %21 kısalma ve sektör genelinde yıllık 110 milyon dolarlık operasyonel maliyet tasarrufu.
- Yatırım Artışı: Lojistik Performans Endeksi (LPI) puanındaki her %1’lik artışla birlikte yaklaşık 400 milyon dolar ek doğrudan yabancı yatırım çekilmesi.
Özetle bu reformlar, Türkiye’nin lojistik sistemini “sadece eşya taşıyan bir koridordan, ticaretin bizzat yönetildiği ve değerlendiği bir teknolojik platforma” dönüştürmeyi amaçlamaktadır.
