Latest Posts

Türk Hava Yolları’nın Yolcu Profili Nasıl Evrildi?

84 / 100

Türk Hava Yolları’nın Yolcu Profili Nasıl Evrildi?

 

Yeni İstanbul Havalimanı’nın açılması ve gelişen pazar bölümlerinin ortaya çıkması, son yıllarda operasyonlarda dönüşüm yarattı.

Geçen hafta, Türk Hava Yolları’nın 2022’nin ikinci çeyreğini sağlıklı bir şekilde bitirirken gelirini 4,5 milyar dolar olarak açıkladığını ele almıştık. Kargo kapasitesini artırmaya yönelik değişimler, taşıyıcının küresel sağlık krizinin koşullarına uyum sağlamasına kesinlikle yardımcı olurken, sürekli gelişen yolcu taleplerinin karşılanmasının, Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı için önemli olduğunu kanıtladı.

Pazar geçişleri
Simple Flying, pandeminin başlangıcından bu yana yolcu segmentlerinin nasıl değiştiğini anlamak için geçtiğimiz günlerde Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat ile görüştü. Sadece alışkanlıkların ve ihtiyaçların dönüşmediğini, bireylerin, grupların ve kuruluşların fiyat duyarlılığının da değiştiğini açıkladı.
İş seyahatlerinin “artık eskisi gibi olmayacağı” sözünü hepimiz duyduk. Ancak, etkilenen sadece bu sektör değildi. Kısıtlamalar, riskler ve ekonomi kendi rollerini oynadı.

Bolat, Simple Flying’e pandeminin sonuçlarını şöyle anlattı:

Türk Hava Yolları

“Zor durumlar karşısında havacılığın kırılgan yapısını bilen bir sektörüz… Azalan toplantı ve konferanslar iş seyahat trafiğini etkilerken; Kısıtlamalar nedeniyle tatil, akraba & arkadaş ziyareti ( VFR) ve öğrenci seyahati segmentlerinde de trafikte azalma gördük.”

“Ekonomide ve iş kollarında getiriler pandemi öncesine göre daha düşük olsa da; bugün 2021 yılına göre artan talep ve buna bağlı olarak artan arz ile sektörümüzün çok daha iyi performans gösterdiği gözlemlenmektedir. Genel olarak hem ekonomide hem de iş kollarında toparlanma ve getiri gözlemliyoruz. Önümüzdeki yıllarda dönüşüm ve değişimin entegrasyonu ile sektörümüzün eskisinden daha iyi performans göstereceğine inancım tamdır.”

Zorluklarla Mücadele
Türk Hava Yolları, sektörel bazda yolcuları değerlendirdiğinde, küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin maliyet düşürücü politikalar uyguladığını gözlemledi. Genel olarak, KOBİ pazarına doğru bir kayma olmuş.

Bankacılık, finans ve IT ekipleri uzaktan çalışmaya ve iş için daha az seyahat etmeye başladı. Ancak üretim, devlet görevi ve insani yardım seyahati arttı. Ayrıca kredi kartı kullanımının artması, taşıyıcının online satışlarındaki artışı ve bu süreçte dijitalleşmeye verdiği önemi tetikledi.

“Sektör genelinde değişen yolcu alışkanlıklarına bağlı olarak, haftalar öncesinden planlanan seferlerin yerini uçuşa yakın planlamalar aldı. Ayrıca öğrencilerimizin ürünlerimize olan ilgisi de arttı. Türk Hava Yolları olarak Corporate Club markamızla değişen segmentler doğrultusunda ürünlerimizi geliştirdik ve müşterilerimize çözümler sunduk.

“Türk Hava Yolları’nın toplam maliyet avantajı, geniş uçuş ağı, genç filosu, etkin kapasite yönetimi ve operasyonel esnekliği ve kabiliyetlerimizin temelini oluşturan çalışanlarımız bu süreçteki gücümüz oldu. Böylece çeşitlenen yolcu segmentlerindeki ivmeye rakiplerimizden daha hızlı yanıt vererek hem finansal hem de operasyonel anlamda toparlanmanın öncüsü olduk” dedi.

Genişleme planları
Geçen ay şirket, 260.000’den fazla yolcu ve %87 doluluk oranıyla şimdiye kadarki en yoğun gününü yaşadı. Şimdi Türk Hava Yolları bu toparlanma döneminde genişlemek istiyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’da operasyonlarının büyümesi beklenen 14 uluslararası rotaya göz dikmiş durumda.

Yeni İstanbul Havalimanı’nın pandemi krizi öncesi açılmış olması da bugün işe yarıyor. %80’i Türk Hava Yolları’na ayrılmış olan havaalanında taşıyıcı, yolcularına daha gelişmiş hizmetler sunma imkanına sahip. Atatürk Havalimanındaki kapasite yetersizliği  nedeniyle yaşanan pek çok operasyonel kısıtlama, İstanbul Havalimanı’nın devreye girmesiyle ortadan kalktı.

Örneğin, İstanbul Havalimanı ile birlikte uçakların kalkış ve iniş kapasitesinin artması ve aynı anda pistlerin kullanılması ile Atatürk Havalimanı’ndaki uçak bekleme oranları en aza indirilmiş. Atatürk Havalimanı’nda saatlik uçak iniş-kalkış kapasitesi 70 iken, İstanbul Havalimanı’nda 80 ile başlayan kapasite, üçüncü pistin tamamlanmasıyla 120’ye yükseldi.

Dolayısıyla, hem kargo hem de yolcu alanlarındaki küresel talebi karşılamaya tüm hızıyla devam ederken, operatörün bundan sonra da 2019 rakamlarına karşı galip olduğu savaşı sürdürmesini bekleyebiliriz.

İçerik:simplefying

 

Türk Hava Yolları

Latest Posts

POPULER