Meclisteki Tüm Milletvekillerimizin Zeytinliklerimize, Meralarımıza ve Kıyılarımıza Sahip Ãıkmasını Bekliyoruz
Sanayinin GeliÅtirilmesi ve Ãretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeÄiÅiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında TEMA Vakfı GörüÅü
Türkiye Büyük Millet Meclisiâne gelen yeni bir kanun tasarısı ile 24 adet kanunda ve 2 adet kanun hükmünde kararnamede deÄiÅiklik yapılması öngörülmektedir. 3573 sayılı ZeytinciliÄin Islahı ve Yabanilerinin AÅılattırılması Hakkında Kanun, 4342 sayılı Mera Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunuânda yapılacak deÄiÅikliklerin, baÅta gıda güvenliÄimiz olmak üzere, çevre ve insan saÄlıÄını, doÄal hayatı ve tarımsal üretimi ciddi derecede tehdit etmesinden endiÅe duymaktayız. Sanayi Komisyonuânda kabul edilen, Kanun Tasarısıânın bu hafta içinde Genel Kurul’da görüÅülecek olması sebebiyle, sayın milletvekillerimiz ile tasarıdaki sorunlu maddeler hakkında Vakıf görüÅümüzü paylaÅmak istemekteyiz.
Zeytinlikler ve Meralar Tehdit Altında
1) Tasarıda yer alan en sorunlu düzenlemelerin, 3573 sayılı Kanun’un 20. maddesinde yapılan ve zeytinlik sahaların amacı dıÅında kullanılmalarına yönelik olan deÄiÅikliklerle ilgili olduÄu görülmektedir.
i) Tasarıda yer alan, “bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmıŠyatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık BakanlıÄı tarafından izin verilebilir” ifadesi sorunludur. TaslaÄa göre zeytinlikler Bakanlıklarca alınacak kararla kamu yararı gerekçesiyle tüm yatırımlara tahsis edilebilecektir. TaslaÄı hazırlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji BakanlıÄı, tasarıyı sadece kendi ilgi alanına giren endüstri bölgeleri, teknoloji geliÅtirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri ve sanayi siteleri ile sınırlı tutmamaktadır. Aksine âBakanlıklarınâ denilerek kapsam daha da geniÅletilmektedir.
ii) Zeytin Sahaları Koruma Kurulu: Tasarıda zeytinlik sahası bulunan her ilde valinin baÅkanlıÄında 11 kiÅiden oluÅan zeytin sahaları koruma kurulu tanımı yer almaktadır. Bu kurulu “Zeytin Sahaları Koruma Kurulu” deÄil, “Zeytin Sahalarını Yatırıma Açma Kurulu” olarak adlandırmak daha doÄru görünmektedir. Amaç zeytin sahalarını korumak olsaydı, kurul üyelerinin doÄrudan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlükleri, ziraat fakülteleri, tarım ve zeytin ile iliÅkili üretici örgütleri ile konuyla iliÅkili STK’lardan oluÅması gerekirdi. ÃrneÄin kurulda yer alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji BakanlıÄı, Ãevre ve Åehircilik BakanlıÄı, Maliye BakanlıÄı ve Orman ve Su İÅleri BakanlıÄı İl Müdürlükleriânin zeytin ile ilgili hangi yetkinliklerinin bu görevin yerine getirilmesi için öngörüldüÄü anlaÅılmamaktadır.
DiÄer taraftan, tarım ithalatı içinde en yüksek kalemlerden birinin ham yaÄ ve yaÄlı tohumlar olduÄu bilinmektedir. Zeytin alanlarının daraltılması bu kalemlere iliÅkin ithalatın daha da artmasına sebep olacaktır.
Ayrıca, zeytinliklere yapılabilecek maden ve sanayi yatırımlarında kamu yararı olacaÄı öngörülürken, gerçekte zeytinliklerin ürettikleri ürün ve ekosistem hizmetlerinin kamu yararı gözardı edilmektedir.
2) Tasarının öne çıkan bir diÄer sakıncalı hususu da meralarla ilgilidir. Tasarı ile 4342 sayılı Mera Kanunuânun 14. maddesinde yer alan istisna maddelerine bir ek daha yapılması mera alanlarının daraltılmasına sebep olacaktır. Eklenen madde ile endüstri bölgeleri, teknoloji geliÅtirme bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ile yerleÅim alanları içerisinde bulunan sanayi sitelerinin yerleÅim yeri dıÅına çıkarılması ve gerekli arazi ihtiyacının karÅılanması için meralar tahsis edilebilecektir. Yem ithalatı, tarım ithalatında önemli kalemlerden biridir. 2016 yılında 1.3 milyar USD kaba yem ithalatı yapılmıÅtır. Türkiye yem ihtiyacının %40âını ithal etmektedir. Milli Tarım Projesiânde hayvancılık önemli yer tutarken, getirilen deÄiÅiklikle, hayvanların beslenmesinde büyük rolü olan mera alanlarının daraltılması bir çeliÅki olarak görülmektedir. Su üretimi, toprak koruma ve biyolojik çeÅitliliÄin korunması açısından önemi olan meralarımızın bakımı, korunması ve ıslahı konusunda, ekonomik ve teknik destekler beklerken, bunun yerine, meraların daraltılmasına yol açacak düzenlemelerin sakıncası büyüktür.
Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde %56âsını oluÅturan mera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek %19âa gerilemiÅtir. Mera alanlarındaki bu ciddi gerileme, söz konusu tasarı ile çok daha artacaktır.
3) Tasarıda 3621 sayılı Kıyı Kanunuânda da deÄiÅiklik yapılarak, Trabzon ilinde kıyılarda saÄlık tesisleri ve endüstri bölgelerinin yapılmasının önü açılmaktadır. Bu durum, gelecekte Türkiyeânin diÄer kıyıları için de tehdit oluÅturmaktadır. Birkaç yıl sonra, yine bir kanun tasarısı ile diÄer kıyılarımıza yönelik benzer bir düzenleme yapılamayacaÄının garantisi bulunmamaktadır.
Yukarıda belirttiÄimiz sebeplerle, zeytincilik, meralar ve kıyılar baÅta olmak üzere, doÄal varlıklarımızla ilgili düzenlemelerin “Sanayinin GeliÅtirilmesi ve Ãretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeÄiÅiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”ndan çıkarılmasını talep ediyoruz.
Bu doÄrultuda, TEMA Vakfı olarak, milletvekillerimize kanun tasarısını, sürdürülebilir yaÅam ilkesi çerçevesinde deÄerlendirerek, tasarının zeytinliklerle ilgili 3573 sayılı, meralarla ilgili 4342 sayılı ve kıyılarla ilgili 3621 sayılı kanunlarda deÄiÅiklik getiren maddelerini reddetmeleri çaÄrısında bulunuyoruz. 5 Haziran Dünya Ãevre Günü vesilesiyle, milletin vekillerinden doÄanın hakimi deÄil, onun bir parçası olduÄumuzu hatırlayarak, doÄayı tahrip edecek uygulamaların önüne geçmelerini bekliyoruz. TBMM’deki tüm milletvekillerimizin doÄal varlıklarımızı, zeytinliklerimizi, meralarımızı, kıyılarımızı koruyarak, onları gelecek nesillere bırakacak sorumluluÄu göstereceklerine inanıyoruz.
