Pilot Emeklilik Yaşı Tartışması
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA), artan küresel pilot açığını kapatmak amacıyla ticari havayolu pilotlarının emeklilik yaşını 65’ten 67’ye çıkarma teklifi, sivil havacılık dünyasında hararetli bir tartışmayı ateşledi. Bu yazı; IATA’nın Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’ne (ICAO) sunduğu teklif metni ile emekli havayolu kaptanı ve yazar Reyné O’Shaughnessy‘nin LinkedIn platformunda başlattığı, çok sayıda deneyimli havacının katıldığı kapsamlı tartışmadan derlenmiştir.
Ticari İhtiyaçlar ve IATA’nın Gerekçesi
Küresel havacılık sektörünün 2030 yılına kadar 600.000 pilot açığıyla karşı karşıya kalacağı öngörülmektedir. Bu krizin önüne geçmek isteyen IATA, çok mürettebatlı uluslararası ticari uçuşlarda (CAT) görev yapan pilotların emeklilik yaş sınırının 67’ye çıkarılmasını önermektedir. IATA yetkilileri, bu adımın operasyonların sürdürülebilirliği için gerekli olduğunu; nitekim yaş ayrımcılığını yasaklayan yasalar gereği Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerde halihazırda bir üst yaş sınırı bulunmadığını ve bu ülkelerde 65 yaş üstü pilotların karıştığı emniyet ihlallerinde bir artış görülmediğini savunmaktadır. Ancak madalyonun diğer yüzünde, işin çok daha karmaşık olan “insan faktörü” (human factors) yatmaktadır.
İnsan Faktörleri: Biyolojik Gerçekler ve “Marj” Kavramı
Kaptan Reyné O’Shaughnessy‘nin vurguladığı gibi, IATA’nın bu adımı büyük ölçüde “ticari bir metrik” olarak karşımıza çıkmakta, biyolojik gerçekler ise genellikle göz ardı edilmektedir. Havayolları operasyonları sürdürebilmek için kokpitte nitelikli bir personele ihtiyaç duyar; ancak bilimsel bir gerçek olarak 60 yaşından sonra insan vücudunda yaşlanma hızlanır. Bilişsel işlem hızı düşer, vücudun efordan sonra toparlanma süresi uzar ve uyku düzeni bozulmaya başlar.
Havayolu operasyonları; yorgunluk, sürekli değişen zaman dilimleri, düzensiz vardiyalar ve yılların birikmiş stresi ile doludur. İnsan vücudunun bu zorlu koşulları tolere edebilme ve beklenmedik olaylara tepki verebilme kapasitesine havacılıkta “marj” (rezerv) denir. Yaş ilerledikçe bu fizyolojik marj azalır. İnsan faktörleri uzmanı Kaptan Javier Cabrera‘nın da belirttiği gibi, sirkadiyen ritim bozulmalarına ve uyku yoksunluğuna uzun süre maruz kalmak, ileri yaşlarda kronik yorgunluk ve metabolik sendrom risklerini tetiklemektedir. Kaptan Samir El Eid ise uzun menzilli uçuşların etkilerine dikkat çekerek; kabin içindeki %10-20 seviyelerindeki düşük nem oranının dehidrasyona, uzun süre hareketsiz oturmanın derin ven trombozu gibi kan pıhtılaşması risklerine yol açtığını ve ileri yaşlarda bu şartların bağışıklık sistemini çok daha hızlı çökerttiğini ifade etmektedir.
Havayolu Ortamı ve Özel Uçuşlar Arasındaki Fark
Tartışmaya katılan bazı pilotlar, 65 yaşından sonra da son derece sağlıklı olduklarını belirterek uygulamanın bir “yaş ayrımcılığı” olduğunu savunmaktadır. Ancak havacılık sistemi, istisnai olarak sağlıklı kalan bireylere göre değil, çoğunluğun sürdürülebilir performansına göre tasarlanmak zorundadır.
Havayolu emekliliğinden sonra 80 yaşına kadar özel jet uçurmaya devam eden Kaptan Ross “Rusty” Aimer‘in tecrübeleri bu farkı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Aimer, 80 yaşına kadar tıbbi sertifikasını korumuş olsa da, özel jet uçuşlarının yılda 100 saatten az, gündüz vakti ve iyi havalarda, yanında çok yetenekli genç bir yardımcı pilot eşliğinde yapıldığını belirtmektedir. Oysa ticari havayolu operasyonlarında pilotların şartları seçme şansı yoktur; gece uçuşları, kötü hava şartları, zaman baskısı ve yorgunluk işin ayrılmaz bir parçasıdır. Aimer, “Havayolu uçuşlarında yaşa bağlı yavaşlamaları sessizce telafi edecek bir boşluk yoktur” diyerek sistemin ne kadar acımasız olduğunu özetlemektedir.
Sonuç
Havacılıkta “emniyet”, bireysel istisnalara değil, standardizasyona ve öngörülebilir risk yönetimine dayanır. Bir pilotun 67 yaşında uçabilmesi, o gün uçağı indirebileceğini gösterse de, yoğun stres altındaki performansının ve fizyolojik marjının her gün aynı istikrarı koruyacağını garanti etmez. Emeklilik yaşını 67’ye çıkarmak, küresel pilot açığına kısa vadeli bir çözüm sunabilir; ancak operasyonların ağır yükünün insan bedeni üzerindeki yıpratıcı etkileri göz önüne alındığında, bu hamlenin uzun vadeli emniyet kültürüne etkileri çok dikkatli hesaplanmalıdır.
Yararlanılan Kaynaklar:
- O’Shaughnessy, R. ve diğerleri. (t.y.). There’s a push to raise the pilot retirement age from 65 to 67 … again. LinkedIn Gönderisi ve Yorumları.
- Increase commercial pilots’ retirement age to 67 years: IATA. (t.y.).