ORTADOĞU GERİLİMİ JET YAKITI TEDARİK ZİNCİRİNİ ZORLUYOR
Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, küresel enerji akışlarında ciddi aksamalara yol açarken havacılık sektörünün en kritik girdilerinden biri olan jet yakıtı tedarikinde önemli kırılganlıkları da gözler önüne serdi.
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçtiği stratejik enerji hattı olan Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin %70–80 oranında düşmesi, özellikle rafine ürünler arasında yer alan jet yakıtı arzı üzerinde doğrudan baskı oluşturdu.

Bu durum, özellikle Basra Körfezi kaynaklı yakıt tedarikine bağımlı bölgeler için önemli operasyonel riskler ortaya çıkarıyor. Havacılık sektörü, büyük ölçekli alternatif yakıt kullanımı henüz mümkün olmadığı için bu tür enerji şoklarından en hızlı etkilenen sektörlerin başında geliyor.
Uzmanlara göre mevcut kriz, jet yakıtı güvenliğinin güçlendirilmesi için şu başlıkların önemini bir kez daha ortaya koyuyor:
✈️ Stratejik jet yakıtı rezervlerinin oluşturulması
⛽ Tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi
🤝 Hükümetler, havayolları ve rafineriler arasında daha güçlü koordinasyon
Uzun vadede ise Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) yatırımlarının hızlandırılması ve yakıt tedarik zincirinde yedekliliğin artırılması, küresel havacılık sektörünün benzer şoklara karşı dayanıklılığını artıracak kritik adımlar arasında gösteriliyor.
