AJET’TEN HIZLI BÜYÜME HAMLESİ: ANKARA MERKEZLİ YENİ DÖNEM BAŞLIYOR
AJet, Mart 2024 itibarıyla kendi işletme ruhsatı (AOC) ile operasyonlarına başlayarak Türk Hava Yolları Grubu’nun büyüme stratejisinde kilit bir rol üstlenmiş durumda. Yeni nesil filo yatırımları, genişleyen uçuş ağı ve yenilikçi iş modelleriyle AJet; sadece bir hava yolu değil, Türkiye’nin hizmet ihracatını destekleyen stratejik bir oyuncu olarak konumlanıyor.
✈️ FİLO VE KAPASİTE: YENİ NESİL BÜYÜME
AJet’in 2024 yılı sonu itibarıyla 102 uçağa ulaşması hedefleniyor. Bu filonun 70’i doğrudan fabrikadan çıkan, yeni nesil ve yüksek verimli uçaklardan oluşuyor. Kabinlerde ise TCI (Turkish Cabin Interior) tarafından geliştirilen, hafifliği ve ergonomisiyle öne çıkan “Milligram” koltuklar kullanılıyor.
📊 2024’te 23,4 milyon yolcu taşıyan AJet, 2025 hedefini %22 artışla 28,6 milyon yolcu olarak belirlemiş durumda.
🗺️ YENİ HATLAR, YENİ MERKEZLER
AJet, uçuş ağını özellikle İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara merkezli olarak büyütüyor.
🚩✈️Sabiha Gökçen’den 16 yeni hat,
🚩✈️Ankara’dan 8 yeni hat açılması planlanıyor.
🌍 Öne çıkan yeni destinasyonlar arasında Ankara–Erivan, Orta Asya’da Almati, Astana ve Aktav, Orta Doğu’da Amman, Taif, Elkasim, Kuzey Afrika’da ise İskenderiye yer alıyor.
🏖️ Ayrıca bu yıl bir ilk olarak, Avrupa’daki 20 farklı noktadan Bodrum’a direkt uçuşlar başlatılacak.
🩺 SAĞLIK TURİZMİ VE YENİ İŞ MODELLERİ
Havayolu, yolcu taşımacılığını paket hizmet modeline dönüştürerek sağlık turizmine güçlü bir giriş yapıyor. Özellikle Avrupa pazarına yönelik “3 günlük diş tedavi paketleri” (uçuş + tedavi + konaklama) ile 1 milyar dolarlık bir potansiyel hedefleniyor.

🏛️ ANKARA HUB STRATEJİSİ
Başkent Ankara; Afyon, Kastamonu, Konya ve Kapadokya gibi destinasyonlarla entegre paket programlar üzerinden konumlandırılarak yeni bir turizm merkezi haline getiriliyor. Bu strateji, Ankara’yı sadece bir başkent değil, bölgesel bir havacılık ve turizm hub’ı yapmayı amaçlıyor.
✈️ AJet’in ortaya koyduğu bu vizyon; filodan rotaya, turizmden hizmet ihracatına uzanan çok katmanlı bir büyüme modelini işaret ediyor. Gökyüzünde başlayan bu yolculuk, Türkiye’nin küresel havacılık sahnesindeki iddiasını daha da güçlendiriyor.
