DıŠticaretimizin büyümesi, ürün gruplarının farklılaÅması ve dünyanın hemen her köÅesine ihracat yapıyor olmamız tüm taÅıma modlarının etkin Åekilde kullanımını zorunlu hale getirdi. KomÅu ülkelerle kara baÄlantımız olan yakın ülkelere daha çok karayolu ile ulaÅırken, uzak mesafeler için denizyolu ve havayolu tercih edilmeye devam ediliyor.
Son yıllarda gerek Türkiye’nin coÄrafi konumunun getirdiÄi yüksek havayolu taÅıma kapasitesi gerekse ulaÅtıÄımız pazarların geniÅlemesi ve ürün çeÅitlenmesiyle birlikte havayolu taÅımacılıÄı da hızlı bir Åekilde geliÅti. Hatta en hızlı geliÅen ve model oluÅturan bir yapıya kavuÅtu. Türkiye’de 2002-2016 döneminde havayoluyla yapılan ihracat 2,3 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıktı.
Ãzellikle milli bayrak taÅıyıcısı havayolu firmalarının sefer ve destinasyon sayısındaki artıŠhava kargo kapasitesine pozitif etki etti. Havayolu yolcu sayısındaki artıÅa paralel olarak yolcu uçaklarındaki taÅıma kapasitesi de artıŠgösterdi, havayolu firmaları da kargo kapasitelerini doldurabilmek için ihracatçılara çeÅitli fırsatlar sundu. Havayolunun halkın yolu olması sürecinde navlun maliyetleri düÅmesi ihracatçının hava kargo bedellerinden ürkmemesini saÄladı. Sol Åeritte giden bir ekonomide hava kargo vazgeçilmez taÅıma modu haline geldi. Türkiye’de geçen yılki ihracatın yaklaÅık yüzde 11’i havayoluyla gerçekleÅtirildi. Ãlkemizin çevresindeki bazı ülkelerde yaÅanan güvenlik sorunları da kara, demir ve denizyoluyla ihracata olumsuz etki etti. Suriye ve Irak’taki problemler nedeniyle Suudi Arabistan, Katar ve Dubai gibi ülkelere ihracatın önemli bir kısmı havayoluyla gerçekleÅtirilir oldu. Bunun yanı sıra e-ticarette de hızlı teslimat nedeniyle havayoluyla taÅımacılıÄı tercih edilir hale geldi. Türkiye Afrika’nın iç kısımlarında dahi çok büyük anlaÅmalara imza attı. Söz konusu coÄrafyaya deniz, demir veya karayolu ile ulaÅmak çok fazla mümkün deÄil. Bu sebeple Afrika’ya havayoluyla ihracatın önümüzdeki dönemde artacaÄını öngörebiliyoruz.
Bu geliÅmelere ek olarak önümüzdeki aylarda devreye girecek olan İstanbul Yeni Havalimanı da havayolu kargo önemli bir dönemeç olacak. Yeni havalimanı bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk kargo Åehri de sektörümüz açısından önemli bir geliÅme olacak. Kargo Åehir sayesinde uçaklarda konsolidasyon yapılarak maliyetleri düÅürmek mümkün olacaktır, diye düÅünüyoruz. Uçaklara daha fazla yük verilerek hem uçaklarda kapasite dolumu saÄlanabilecek hem de daha hızlı gönderimler yapılması mümkün kılınacak.
Ãlkemizde uzak mesafe taÅımalarda tercih edilen bir diÄer mod ise kuÅkusuz denizyolu. Ãlkemizin denizyolu altyapısı deÄerlendirildiÄinde, limanlara yapılan altyapı yatırımlarının artıŠgösterdiÄini ve özel liman yatırımlarının arttıÄını, bu süreçte özellikle yabancı yatırımların görüldüÄünü söylemek mümkün. Bu durum biraz da uluslararası denizyolu taÅımacılıÄının ülkemize olan etkilerinin doÄal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Akdeniz’deki mevcut konteyner taÅıma hatlarına yakınlıÄı sebebiyle ülkemizdeki limanların daha da geliÅim göstermesini de bekliyoruz tabii ki.
Ancak her platformda belirttiÄimiz gibi ülkemizin transit taÅımacılıkta iddialı olabilmesi için demiryolu baÄlantısı bulunmayan limanlarımızın iltisak hatlarının bir an önce tamamlanması gerekmektedir. UTİKAD olarak bu konudaki çalıÅmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye Lojistik Master Planı ile toplantılarına katılıyor, burada âdoÄru kurgulanmıŒ lojistik merkezlerin önemini her fırsatta vurgulamaya devam ediyoruz.
Emre ELDENER
UTA Dergisi Mayıs 2018
