| En kötüler |
Kuito Petrol Tankeri
Radyoaktif atık yüklü olduÄu iddiasıyla gündeme gelen Fpso Kuito isimli petrol tankeri, söküm yapılmak üzere İzmirâdeki AliaÄa Gemi Geri DönüÅüm Bölgesi’ne getirildi. Yetkili kurumlarca yapılan ölçümler sonucunda, ‘Zararlı bir bulguya rastlanmadıÄı’ raporu verildi. Bu rapor üzerine gemi karaya oturtuldu ve parçalanıp hurda haline getirildi.
Sel felaketleri
BaÅta Hopa olmak üzere, Türkiyeânin birçok bölgesinde çok ciddi sel felaketi yaÅandı. Bu felaketler, maddi kayıpların yanında can kayıplarına da neden oldu. Artvin baÅta olmak üzere, İstanbul, Ankara, Sakarya, Ãorum, Antalya, Samsun sel felaketleri açısından öne çıkan illerdi.
Ãzellikle can ve mal kayıplarına yol açan Artvin-Hopaâdaki sel felaketi bölgenin coÄrafi özellikleri ve doÄa tahribatları göz önünde bulundurularak açıklanabilir. Karadeniz Bölgesi, yaÄıÅların oluÅum Åekli, topografik yapısı, bitki örtüsü gibi doÄal özellikleri itibariyle sel, heyelan, erozyon açısından hassas bir bölge. Bölgenin doÄal özelliklerini göz ardı edilerek hayata geçirilen yapılar, HESâler, yol çalıÅmaları bu hassasiyeti felakete çeviriyor. İklim deÄiÅikliÄi ile birlikte ani ve Åiddetli hava olaylarının daha sık yaÅanmasının beklendiÄi de düÅünülecek olursa, bu felaketlerin tekrarlanması kaçınılmaz. Dolayısıyla, ekosistem temelli, havza ölçeÄinde planlama ile bölgedeki uygulamalar hayata geçirilmeli.
YeÅil Yol sadece biyolojik çeÅitliliÄi deÄil, Karadeniz kültürünü de tehdit ediyor
YeÅil Yol ile Samsunâdan Hopaâya kadar Karadeniz yaylalarının yüksek rakımdan, denize paralel bir Åekilde birbirine baÄlanması planlanıyor. Bu yüksek daÄ ekosistemlerinin yer aldıÄı bir güzergah. Bu güzergahtan geçecek bir yol, nadir ve tehlike altında olan türlerin yaÅam alanlarının tahrip olmasına neden olacak.
DoÄu Karadeniz Bölgesi, biyolojik çeÅitlilik açısından dünyadaki önemli 34 sıcak noktadan biri olan Kafkasya Ekolojik Bölgesi’nin Anadoluâdaki uzantısı. Bu yüzden bölge, önemli düzeyde biyolojik çeÅitliliÄe sahip, endemizm oranı yüksek bir bölge. Bölgenin neredeyse tamamında çok sayıda endemik bitki, kuÅ, memeli, sürüngen, kelebek ve böcek türü yaÅıyor.
YeÅil Yol gerçekleÅtiÄi takdirde Karadeniz daÄları, ormanları, meraları, su varlıkları, flora ve faunasının geri dönüÅü olmayacak bir Åekilde zarar görmesi söz konusu. Ayrıca, DoÄu Karadeniz yaylalarına doÄu-batı yönünde sahile hiç inmeden yeni bir yolun yapılmasıyla bütün yaylaların kolaylıkla eriÅilebilir hale gelmesi yapılaÅma ve kitle turizmine yol açacaÄından bölgenin kültürel deÄerleri de tehdit altında.
Artvin Cerattepe: Türkiyeânin en büyük çevre davası
24 yıldan bu yana Artvinâi yaÅanmaz hale getirme tehdidi altına sokan maden faaliyetlerine karÅı Temmuz ayında Türkiyeânin en geniÅ katılımlı çevre davası açıldı.
2013 yılında maden Åirketinin almıŠolduÄu ÃED olumlu kararı, Rize İdare Mahkemesi tarafından eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edilmiÅti. Bunun üzerine Åirket bir genelgeye dayanarak, iptal edilen ÃED raporu yerine eksiklikleri ortadan kaldırdıÄını öne süren yeni bir rapor hazırlattı. Yeni raporunu doÄrudan Ãevre ve Åehircilik BakanlıÄıâna sunan Åirket, böylece ÃED olumlu kararı aldı. Bu kararla birlikte, Rize İdare Mahkemesiânin iptal kararı etkisiz hale gelirken, ÃED olumlu kararı da herhangi bir hukuki merci tarafından denetlenmeden doÄrudan bakanlıktan onay almıŠoldu. Dava dosyasında eksikliÄi tamamlandıÄı öne sürülen Åirket raporunun yargı denetiminden geçmesini ve yargının bu denetimi yapabilmesini saÄlamak için de bir kez daha hukuki süreç baÅlatılmıŠoldu.
Türkiyeânin âkömür karasıâ yılı
2012ânin âKömür Yılıâ ilan edilmesi ile Türkiyeâde 80âe yakın kömür santralinin yapılması, Konya Kapalı Havzası, Trakya gibi önemli tarımsal bölgelerin linyit madenlerine dönüÅtürülmesi planlanıyor. Somut bir örnek olarak Konya-Karamanâı ele alırsak; Konya Kapalı Havzası içinde 20.000 hektarlık bir alanının kömür ocaÄına dönüÅtürülmesi planlanıyor. 20.000 hektarlık alanda yani İstanbulâda tarihi yarımadanın yüzölçümünün on katından fazla bir alanda, toprak, su yok edilecek. Sadece Konya-Karaman ovalarında 20.000 hektar tarım alanında üst toprak sıyrılıp yok olacak. Bununla birlikte 20.000 hektarlık alandan çıkacak hafriyatın baÅka bir tarım alanı üzerine dökülmesiyle hektarlarca tarım alanının yok edilmesi planlanıyor. Bu durum, bölgedeki topraklarda üretim yaparak geçimlerini saÄlayan 5.000âden fazla insanın elinden topraklarının alınması, yerinden olması, geçim kaynaÄını kaybetmesi anlamına geliyor. DiÄer önemli bir konu da su; Konya Kapalı Havzasıânda yer altı suları hem tarım hem de içme suyu olarak kullanılıyor ve havzadaki 4 ilin ihtiyacını karÅılıyor. Kömüre ulaÅmak için alanın susuzlaÅtırılması yani yer altı suyunun boÅaltılması gerekiyor.
İklim ve enerji politikalarının merkezindeki kömür tartıÅmalarını yalnızca bir enerji meselesi olarak görmemeliyiz, su ve topraÄın iklim deÄiÅikliÄinin etkileriyle gittikçe daha fazla tehdit edildiÄinin farkında olarak kömürü, toprak hakkı, su hakkı ve gıda hakkı meselesi olarak da ele almalıyız.
Türkiyeânin yarısı çölleÅme riskiyle karÅı karÅıya
Orman ve Su İÅleri BakanlıÄı tarafından önemli bir çalıÅma yapıldı. Türkiyeâde ilk defa çölleÅme kriter ve göstergeleri belirlenerek ulusal ölçekte çölleÅmeye duyarlı alanlar tespit edildi ve Türkiyeânin risk haritası çıkarıldı. ÃölleÅme Risk Haritasıâna göre Türkiyeânin yaklaÅık yüzde 47âsi orta ve üzeri çok yüksek risk grubunda yer alıyor. ÃölleÅmenin görüldüÄü Konya-Karapınar,IÄdır-Aralık ve Urfa-Ceylanpınar çok yüksek risk taÅıyan bölgeler olarak görülürken; Tuz Gölü havzası, EreÄli-Karaman bölgesi, Urfa-Ceylanpınar-Mardin-Batman hattı, EskiÅehir çevresi ise orta ve yüksek risk grubunu oluÅturuyor.
Ãok yüksek risk taÅıyan bölgelerden biri olan Konya-Karapınar bölgesinde planlanan linyit madeni ve termik santral projelerinin de hayata geçirilmesi, bölgenin su varlıklarına yönelik çok ciddi bir tehdit.
Türkiye’nin Longozları tehlike altında
Kırklareliânin Demirköy ilçesine baÄlı İÄneada, lagünler, tatlı ve tuzlu su gölleri, alüvyal subasar ormanlar, çayırlar, kıyı kumulları ve sÄ±Ä deniz kıyılarından oluÅan farklı habitatları ile çok zengin biyolojik çeÅitliliÄe sahip bir bölge. Ancak, bölgede yapılması planlanan liman, mevsimsel subasar ormanları, bataklıkları, tatlı su gölleri ve kıyı kumullarını bir arada bulunduran ender ekosistemlerden biri olan İÄneada bölgesini tehdit ediyor. Bir baÅka benzer tehdit de Sakarya Acarlar Longozu için geçerli. Sakaryaânın Karasu ilçesinde 5 köyü kapsayan, tarım ve orman alanlarının da içinde bulunduÄu 222 hektar büyüklüÄündeki arazi Nisan 2015âte Bakanlar Kurulu kararıyla Otomotiv İhtisas Endüstri Bölgesi ilan edildi. Endüstri Bölgesi olarak ilan edilen alan da Acarlar Longozu yakınında, kumulların da bulunduÄu hassas bir bölgede.
| En iyiler | ||
Hevsel Bahçeleri Dünya Mirası Listesinde
Hevsel Bahçeleri, Dicle Nehri kıyısında, Diyarbakır Kalesi ile nehir vadisi arasında yer alan yaklaÅık yedi yüz hektarlık verimli arazileri içeriyor. Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen UNESCO 39’uncu Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda, Diyarbakır Surları ile Hevsel Bahçeleri ‘Dünya Kültür Mirası’ olarak tescillendi. Diyarbakır’ın simgesi olan, üzerindeki yazıtlar, kitabeler ve kabartma figürlerle bir açık hava müzesini andıran 5 bin 700 metre uzunluÄunda, 12 metre yüksekliÄindeki tarihi surlar ile özgün iÅlevini binlerce yıldır koruyan 700 hektarlık alanı kapsayan Hevsel Bahçeleri hem doÄal hem de kültürel açıdan korunması gereken alanlar.
ÃeÅme damla sakızını koruyacak
TEMA Vakfı, Orman ve Su İÅleri BakanlıÄı ve Falım, sakız aÄaçlarını korumak için Türkiyeâdeki ilk gen koruma sahasını kurdu. UNESCOânun somut olmayan kültür mirası listesine giren damla sakızının Türkiye topraklarında devamlılıÄını saÄlamak üzere yürütülen İzmir ÃeÅmeâdeki Sakız AÄacı Klon Parkı Tesisi projesi baÅarıya ulaÅtı. TEMA Vakfıânın Orman ve Su İÅleri BakanlıÄıânın iÅ birliÄi ve Falımâın sponsorluÄunda yürüttüÄü damla sakızı aÄaçlarını gelecek nesillere aktaracak Sakız AÄacı Klon Parkı projesinde 117 klona ait 1000âe yakın fidan yetiÅtirildi. Böylece, dünyada yalnızca Türkiyeâde ÃeÅmeâde ve Yunanistanâda Sakız Adasıânda yetiÅen damla sakızının Türkiye topraklarında gelecek nesillere aktarılması güven altına alındı. Aynı zamanda, bu çalıÅma ile bir ilke de imza atıldı. Sakız AÄacı Klon Parkıâyla, Türkiyeâde tehlike altında bir türü korumak için ilk kez bir sivil toplum kuruluÅu, özel sektör ve kamu iÅ birliÄiyle bir gen koruma sahası kuruldu.
Yerelde kazanılan çevre mücadeleleri umut vermeye devam etti
Rize Senoz Vadisi Ãataldere Köyüânde yapılmak istenen HES Projesi için iptal kararı verildi. 2006 yılında söz konusu proje için âÃED gerekli deÄildirâ kararının verilmesi ile yerelde baÅlatılan mücadele, uzun uÄraÅlar ve çabalar sonucunda yaÅamdan yana sonuçlandı. Bunun yanında Antalyaâda Ekizce Yaylasıândaki mermer ocaÄı, Bursa DOSAB Termik Santrali için onaylanan ÃED raporunun iptali, AliaÄa-Foçaâdaki termik santralin ormanlık alanı ve köyler arasındaki kül deposu için açılan davalarda mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Adana Pozantıâdaki açık ocak iÅletmeli altın madenlerinin ÃED raporları reddedildi. DoÄa Akdenizâde yıllardır süren mücadele sonucunda İskenderun Körfeziândeki 4 termik santral için lisans baÅvurusu reddedildi. Uluslararası, ulusal ve yerel sivil toplum kuruluÅlarının yürüttüÄü çalıÅmalar sonucunda Fransız enerji Åirketi, Fransız Hükümetiânin kararıyla Adanaâdaki Ada Termik Santrali de dahil tüm kömürlü termik santral planlarından vazgeçtiÄini açıkladı.
Karaman kömür madeninde ÃED iptal kararı
2012 yılının Kömür Yılının ilanı ve buna paralel olarak Türkiyeâdeki linyit rezervlerinin deÄerlendirilmesinin gündeme gelmesiyle beraber Konya Karapınar-Karaman AkçaÅehirâdeki linyitlerin çıkarılması için ruhsat ve ÃED süreçleri baÅlamıÅtı. 2013 yılında kömür yatırımının bölgeye olumsuz etkilerine dair hazırladıÄı raporu kamuoyuyla paylaÅan TEMA Vakfı, yerelde savunuculuk çalıÅmalarına devam ediyor. Toplam 20.000 hektarlık bir arazinin maden ocaÄına dönüÅmesinin planlandıÄı alanda geçtiÄimiz sene 5.900 hektarlık ilk ruhsat alanı için 2014 yılında sonlanan ÃED sürecini takiben TEMA Vakfı, diÄer sivil toplum örgütleri ve yöre halkı âÃED olumluâ kararının iptali için dava açtı. Mahkeme, ÃED olumlu kararının iptaline karar verdi.
İklim DeÄiÅikliÄi Ãerçeve SözleÅmesi 21. Taraflar Konferansı – COP21
30 Kasım – 12 Aralık arasında Parisâte BirleÅmiÅ Milletler İklim DeÄiÅikliÄi Ãerçeve SözleÅmesiânin (BMİDÃS) 21. Taraflar Konferansı (COP21) düzenlendi. Konferansın sonunda, uzun süredir beklenen ve yeni bir iklim rejiminin temellerini oluÅturacak olan Paris AnlaÅması çıktı. AnlaÅmanın en önemli çıktısı sivil toplum örgütlerinin ve geliÅmekte olan ülke gruplarının uzun zamandır mücadelesini verdiÄi iklim deÄiÅikliÄine baÄlı ortalama sıcaklık artıÅlarının 1,5 derece ile sınırlandırılması hedefi oldu. Bunun gerçekleÅtirilmesi için orta vadede küresel ekonominin tamamen karbonsuzlaÅtırılması, yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiÅ gibi dönüÅümlerin gerçekleÅmesi gerekiyor. Artık fosil yakıtların geride bırakıldıÄı ve medeni olmanın yeni ölçütünün yüzde 100 yenilenebilir enerjiye dayalı ve karbonsuzlaÅtırılmıŠekonomiye dönüÅmek olduÄu bir çaÄa giriyoruz. Türkiye de bu yeniçaÄa hızla ayak uydurmalı ve öncelikli olarak planladıÄı 80âe yakın yeni kömürlü termik santralden vazgeçmeli.
ÃölleÅme ile Mücadele SözleÅmesi 12. Taraflar Konferansı – COP12
BirleÅmiÅ Milletler ÃölleÅmeyle Mücadele SözleÅmesi 12. Taraflar Konferansı Ekim ayında Ankara’da gerçekleÅtirildi. Konferansın sonunda, 2030 yılına kadar Arazi Bozunumu Dengelenmesinin kabulüne karar verildi. Bu karar çok önemli bir kazanım olmakla birlikte, Arazi Bozunumu Dengelenmesinin (LDN- Land Degradation Neutrality) henüz tanımı ve kapsamının tam oturmadıÄı düÅünülüyor ve uygulanması birçok açıdan dikkat gerektiriyor. Bu belirsizliklerin devletlere ve kurumlara doÄayı bozma hakkı tanımayacak Åekilde ortadan kaldırılması gerekiyor.
