Gök cisimleri ve ayın insan ruhu üzerinde bıraktıÄı izler konusunda derin araÅtırmalar yapan Uzman Psikolog Dr. Mehmet BaÅkak, 14 Kasımâda (yarın) gerçekleÅecek dolunayla ilgili çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı.Â
14 Kasım günü gözlemlenecek Süper Ay, 70 yıldır gerçekleÅecek en yakın dolunay olacak. Ay, ortalamadan yüzde 14 daha büyük ve yüzde 30 daha parlak görünecek.
NASAâya göre 14 Kasımâdaki dolunay yalnızca 2016ânın deÄil, aynı zamanda 21. yüzyılın en yakın dolunayı olacak. Ayâı 25 Aralık 2034âe kadar bir daha bu kadar yakından görmeyeceÄiz.
21. yüzyılın en yakın Süper Ayâı, çeÅitli korkuları da beraberinde getirdi. Bugün bile birçok insan dolunayın mistik güçlerinin insanlarda psikiyatrik rahatsızlıklar, intiharlar, cinayetler, acil servislik vakalar, trafik kazaları, spor müsabakalarında kavgalar, köpek ısırmaları ve bunlara benzeyen bazı garip ve olaÄan dıÅı davranıÅları ve olayları tetiklediÄine inanıyor. Fay hatlarını tetikleyerek depreme neden olacaÄını düÅünen de var; dolunay çıktıÄında, sivrilen kulakları uzayan tüyleriyle insanoÄlunun bambaÅka bir varlık olacaÄına inanan daâ¦
Yüzyıllardır var olan bu korkuların gerçeklik payı nedir? Dolunayın insan davranıÅları üzerindeki etkisi tamamen astronomik ve psikolojik bir Åehir efsanesi ise o zaman neden birçok insan böyle bir etkinin varlıÄına inanıyor?
DOLUNAYIN OLDUÄU GECE GERÃEKTEN GARİP ÅEYLER OLUR MU?
Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet BaÅkak, bu korkunun muhtemel sebeplerini Åöyle açıklıyor.
âBilimsel açıdan baktıÄımızda insanlar âyanılsamalı korelasyonâ olarak adlandırılan ve gerçekte olmadıÄı halde iki Åey arasında olduÄuna inanılan bir algının kurbanı oluyorlar. Mesela, eklem aÄrıları olan birçok kiÅi yaÄmurlu havalarda aÄrılarının daha da çok arttıÄını iddia ederler ama bilimsel araÅtırmalar böyle bir baÄlantının varlıÄını teyit etmiyor. Sıcak yaz günlerinde otobanlarda gördüÄümüzü zannettiÄimiz su birikintileri de aynı Åekilde. Yanılsamalı korelasyonlar, bazen bize olmayan bir Åeyi varmıŠgibi gösterebilir.
Yanılsamalı korelasyonlar kısmen beynimizin daha çok gerçekleÅmemiÅ olaylara deÄil de gerçekleÅmiÅ olaylara konsantre olma ve onları hatırlamaya daha çok yatkın olmasından ileri gelir. Gökyüzünde dolunayın olduÄu bir gece gerçekten garip bir Åey olduÄunda, hemen bu durumun farkına varırız, baÅkalarına bunu anlatır ve kendimiz de hep hatırlarız. Böyle davranmamızın sebebi bu tür olayların kafamızda zaten var olan ön yargıyla uyumlu biçimde gerçekleÅmiÅ olmasıdır.
Bu konuyla ilgili yapılan bir araÅtırmada dolunay etkisine inanan psikiyatri bölümü hemÅireleri, bu etkiye inanmayan hemÅirelere göre, dolunayın olduÄu gecelerde hastaların garip davranıÅlar sergilediÄine dair daha çok notlar yazmıÅlardır. Bunun aksine, dolunayın olduÄu fakat hiçbir sıra dıÅı olayın olmadıÄı gecelerde, bu olaysızlık hali hafızamızdan hemen siliniverir. Olayları seçici bir Åekilde hatırladıÄımız için, hatalı bir Åekilde dolunayla garip olaylar arasında bir baÄlantı olduÄu algısına kapılırız.
Ãte yandan dolunay etkisi önceden gerçekte var olan ufak bir bilgiye dayanıyor olabilir. DıŠmekan aydınlatmasının olmadıÄı modern çaÄ Ã¶ncesi dönemlerde, dolunayın parlak ıÅıÄı ruhsal rahatsızlıkları olan insanlarla birlikte dıÅarıda yaÅayan insanları uykusuz bıraktıÄı düÅünülüyor. Uykusuzluk, mesela [önceden manik depresyon olarak bilinen] bipolar bozukluk gibi bazı psikolojik sorunları olan insanlarda dengesiz davranıÅların ortaya çıkmasını tetiklediÄi için, çok eski zamanlarda dolunayın varlıÄıyla garip olayların meydana gelmesi arasında bir baÄlantı kurulmuÅ olabilir.
SUYUN GÃCÃ MÃ DEVREDE?
Aristoteles ve Büyük Pliniusâun ardından, psikiyatr Arnold Lieber gibi bazı çaÄdaÅ yazarlar, dolunayın insan davranıÅları üzerindeki varsayılan etkilerinin, dolunayın su üzerindeki etkisinden kaynaklandıÄını ileri sürdüler. Sonuçta, insan vücudunun yüzde 80âi sudan oluÅuyor. Belki de ayın dengesiz sihri, sinir sistemimizdeki su moleküllerinin dizilimini bir Åekilde bozmasıyla ortaya çıkıyor.
Ama bu açıklamayı, yani ayın su üzerindeki etkisinin bizde davranıŠdeÄiÅikliklerine sebep olduÄu varsayımını, çürüten en az üç tane sebep var. Ãncelikle, ayın yerçekimsel etkileri, davranıÅlar üzerinde dikkate deÄer bir fark oluÅturmak Åöyle dursun, beyin aktivitemiz üzerinde bile bir etki bırakamayacak kadar küçük. Ayın yerçekimsel etkisi okyanuslar, göller gibi sadece açık su kütlelerini etkilerken, insan beynindeki su gibi kapalı alanlar içindeki sulara etki etmiyor. Ayrıca Ayâın yerçekimsel etkisi, bizim ayı göremediÄimiz ve yeni ay olarak bilindiÄi zamanlarda da, en az dolunayda olduÄu kadar güçlü.
Florida International Ãniversitesi, Colorado State Ãniversitesi ve Saskatchewan Ãniversitesiânden psikolog ve astronomlar dolunayın insan davranıÅları üzerinde tutarlı biçimde aynı etkilere sahip olup olmadıÄını bulmaya çalıÅtılar. Sonuçta, bu araÅtırmaların hiçbirinde böyle bir etkinin varlıÄına dair bir kanıta ulaÅamadılar. 37 araÅtırmanın sonuçlarını birleÅtirerek ve bu sonuçlara tek büyük bir araÅtırmanın sonuçları olarak deÄerlendiren bu araÅtırmacılar dolunayın suç iÅleme vakaları, intiharlar, psikiyatrik problemler ve kriz merkezlerini aramayı gerektirecek durumlar gibi olaÄanüstü geliÅen olaylarla hiçbir ilgisinin olmadıÄı sonucuna vardılar.
KORKUYU MEDYA VE SİNEMA BESLİYOR
En baÅta, medyada konuyla ilgili yer bulan yayınlar bu inanıÅın yaygınlaÅmasında önemli bir rol oynuyor. Hollywoodâun onlarca korku filminde dolunayın olduÄu gecelerde adam yaralama, silahla birini vurma ya da psikotik reaksiyonlar gibi tuhaf ve korkutucu olaylar çok sık iÅleniyor.
Sonuç olarak Åunu söyleyebiliriz: Günümüzde dolunayın insan davranıÅları üzerindeki etkisi asılsızdır.â
ORTA ÃAÄ DÃNEMİNDE AVRUPAâDA YAYGINDI
Birçok insan yüzyıllar boyunca geceleri olup biten sıradıÅı olayları anlatırken, âbu gece gökyüzünde mutlaka dolunay varâ cümlesini kullanmıÅtır. Roma mitolojisindeki ay tanrıçasının adı Lunaâydı. İngilizceâde deli, çılgın anlamına gelen âlunaticâ kelimesi âlunaâ kelimesinden türemiÅtir. Yunan filozof Aristoteles ve Romaâlı tarihçi Büyük Plinius beynin insan vücudundaki en âsuluâ organ olduÄunu söylemiÅler ve bu nedenle beynin, dalgaların oluÅmasını tetikleyen ayın kötücül etkilerine karÅı en çok hassasiyeti olan organımız olduÄunu belirtmiÅlerdir. âTransilvanya etkisiâ olarak da bilinen dolunayın garip olayların oluÅmasını tetiklediÄine dair inanç, insanların gökyüzünde dolunay varken kurt adamlara ya da vampirlere dönüÅtüÄüne dair güçlü bir kanaatin olduÄu, Orta ÃaÄ döneminde Avrupaâda oldukça yaygındı.
