Sabiha Gökçen Havalimanı’nın yolcu yoğunluğunu azaltma ve kapasite artırma stratejileri nelerdir?
Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), yolcu yoğunluğunu azaltmak ve kapasiteyi artırmak amacıyla terminal, pist, apron, kargo ve teknik hizmetler gibi havalimanının hemen hemen her alanında önemli yatırım ve çalışmalar yürütmektedir.
Bu stratejiler ve çalışmalar, temel olarak kapasite artırımı, mevcut altyapının iyileştirilmesi ve yolcu süreçlerinin dijitalleşmesi üzerine odaklanmıştır:
Kapasite Artırma ve Terminal İyileştirmeleri
- Terminal 1’in (T1) Yeniden Devreye Alınması: Yolcu yoğunluğunun karşılanması amacıyla kapasite artırımına gidilen havalimanında, Terminal 1 (T1) yakında hizmete girecek ve yolcu ağırlanmasında rahatlık sağlayacaktır. T1’in yenilenen vizyonuyla açılması, kapasite ve konfor açısından havalimanına önemli bir ivme kazandıracaktır.
- Kapasite Artışı ve Entegrasyon: T1’in baştan sona yenilenerek faaliyete geçmesiyle havalimanının yıllık yolcu kapasitesi yaklaşık 4 milyon artmış olacaktır. Böylece T1 ve mevcut terminal T2’nin toplam kapasitesi 47 milyon yolcu/yıl rakamının üzerine çıkacaktır.
- T1 ve T2 Entegrasyonu: T1, 24 bin metrekarelik hizmet alanıyla özel bir bağlantı köprüsü aracılığıyla mevcut Terminal T2’ye entegre edilmektedir. Bu entegrasyon projesi tamamlandığında, binalar yaklaşık 240 metre uzunluğunda bir bağlantı köprüsü ile birleştirilecek.
- İlave İmkanlar: Uydu terminal olarak işlev görmesi planlanan T1, T2’nin Dış Hatlar kapısından başlayacak özel bir köprü sistemiyle bağlanarak yolculara 8 ilave biniş kapısı sunacaktır.
- Yolcu Akışının Dengelenmesi: Yolcular, ana terminal binası olan T2’de check-in, bagaj ve pasaport işlemlerini tamamladıktan sonra yürüyen bantlar vasıtasıyla T1’e geçiş yapacaktır. Bu sayede, T2 üzerindeki yoğunluk dengelenerek, yolcu akışı daha dengeli hale getirilecek ve bekleme süreleri azaltılarak daha konforlu bir seyahat deneyimi sağlanacaktır.
- Gelecek Terminal Planları: T1’in devreye girmesiyle elde edilen rahatlık sadece 2-3 yıl süreceği için, bu zaman diliminde hizmete girecek şekilde planlanan yeni bir terminal için hazırlıklar ve projeler hazırdır.
Operasyonel ve Dijital Hızlandırma Stratejileri
Havalimanı işletmecisi Malaysia Airports Holdings Berhad, yolcu deneyimini hızlandırmak için yapay zekâ destekli dijital sistemlere yatırım yapmaktadır.
- İkinci Pistin Devreye Alınması: Havalimanının ikinci piste kavuşmasıyla sorunlar önemli oranda azalmış ve uçuş trafiğinde ciddi rahatlık sağlanmıştır.
- Pasaport ve Güvenlik İşlemleri:
- 20 saniyede geçiş imkanı sağlayan e-pasaport bankolarının sayısı 15’ten 34’e çıkarılmıştır.
- Güvenlik bekleme sürelerini ciddi oranda azaltan “Biniş Kartı Doğrulama Sistemi” yakın zamanda devreye alınmıştır.
- Terminal genelindeki X-Ray sayısı 90’dan 110’a çıkarılarak giriş akışı hızlandırılmıştır.
- Dijitalleşme ve Temassız Deneyim: Yolcu deneyimini tamamen temassız hale getirme hedefiyle mobil uygulamalar ve dijital kiosklar yaygınlaştırılmıştır, bu sayede yolcular check-in’den bagaj teslimine kadar birçok işlemi kolay ve hızlıca yapabilmektedir.
- Yapay Zekâ Asistanı: Türkiye’de bir havalimanında ilk kez kullanılan yapay zekâ asistanı “SAVVy”, 7/24 hizmet vererek çağrı merkezindeki iş yükünü %30 azaltmıştır.
- Bagaj İşlemleri: Bagaj Taşıma Sistemi (BHS) yenilenmiş, bu sayede gelen yolcu bagajları ortalama 10 dakikada teslim edilebilmekte, giden ve transfer bagajları ise kısa sürede uçağa yüklemeye hazır hale getirilmektedir.
Otopark ve Erişimin İyileştirilmesi
- Otopark Kapasitesinin Artırılması: T1 yenileme ve aktivasyon projesiyle birlikte terminal bölgesindeki otopark kapasitesi artırılmaktadır.
- Mevcut T2 önündeki katlı otopark kapasitesi 4.517 araçtan 5.543 araca çıkarılmaktadır.
- T1’in önündeki mevcut otopark ise 607 araçtan 1.029 araca yükseltilmektedir.
- Böylece toplam otopark kapasitesi 5.124 araçtan 6.752 araca ulaşacaktır.
- Ulaşım Kolaylığı: Şehirlerarası ulaşım araçlarının kullandığı otobüs durakları T1’e yakın bir noktaya taşınarak yolcu yürüme mesafeleri azaltılacak ve terminal içi erişim kolaylaştırılacaktır.
Bu kapsamlı yenileme çalışmalarıyla, entegrasyon bittiğinde Sabiha Gökçen’in uluslararası hava trafiğindeki payı ve büyüme hızının önündeki engellerin kalkması hedeflenmektedir.
