Yeni süpersonik uçaklar havacılığı canlandırabilir mi?

0
658

Teknolojinin hızlı değişimi havacılıkta da seyahatleri hızlandırırken, dev şirketler sesten hızlı uçaklar için yeniden kolları sıvadı.

Koronavirüs salgının büyük darbe vurduğu sektörde, süpersonik uçakların dönüşüyle havayolu ulaşımının yeniden canlandırılması hedefleniyor.

Yaklaşık 20 yıl sonra dünya yine sesten daha hızlı bir yolcu uçağına bir adım daha yaklaştı.

Boom Supersonic, süpersonik test uçağı XB-1’i bu ay içinde görücüye çıkardı. Uçak, Sovyetler Birliği’nin 1968’de uçmaya başlayan Tupolev TU-144 modelinden sonraki ilk sivil süpersonik uçak oldu.

İnce ve burnu sivrilen yapısı, Boom’un önerdiği Overture modelin tasarımının da onaylanmasına imkan sağlayacak. Overture, Concorde’a benzeyen daha zarif, delta kanatlı bir proje.

Overture uçağının okyanus aşırı rotalarında 65-88 yolcu taşıması öngörülüyor.

Kullanıma hazır hale geldiğinde Overture, Mach 2,2 hızıyla, tarihin en hızlı uçağı olacak.

British Airways’in kıdemli Concorde kaptanı Mike Bannister, “İnsanlar, ovalarda at üstünde dört nala gitmeye başladıklarından beri her zaman daha hızlı seyahat etmek istedi” diyor.

Bir bildiği var elbette. Zira Bannister, British Airways’te 22 yıl boyunca Concorde uçurdu, Concorde’un son ticari uçuşunu da Ekim 2003’te Londra semalarında yaptı. Concorde, bu son uçuşundan sonra Bristol’da müzede sergileniyor.

AS2 iş dünyası pazarında

NASA’nın kanatları daha ince ve uzun olan süpersonik uçağı X-59 da 2022’de test uçuşlarına başlayacak. Uçak, süpersonik sesi azaltmak için teknolojik yollar arayışında.

Bir diğer süpersonik uçak da Aerion’un AS2 model uçağı. Sivil süpersonik uçuşların gelecek on yılın sonuna doğru başlaması hedefleniyor.

Ama yalnızca 8-10 yolcu kapasitesiyle bu uçak sadece süpersonik iş seyahatleri yapacak yolculardan oluşan yeni bir pazarı hedefliyor.

Bannister, bu jetlerin birbirlerinin rakibi olmadığının, ticari uçuşlarda tamamen farklı sektörlere yeni girişler olarak anlaşılması gerektiğini söylüyor.

Bannister, “AS2 Aerion ile Mach 1,4, hızında daha düşük süpersonik ses çıkaracak bir yöntemle uçmayı hedefliyoruz. Boom, Mach 2,2 hızla okyanusları aşmak istiyor. Bana göre bu çok daha güçlü bir pazar” diyor.

Bu uçaklarla ilgili mühendislik sorunlarından biri, yüksek hızda motorların içine çektiği havanın kontrol edilebilmesi.

Süpersonik hızlarda hava çekilmesi uçakların motorlarında sorun yaratabiliyor. Alınan hava miktarının, hava akımının kırılması ve motoru yormayacak hıza indirilmesi planlanıyor.

Bu çok hassas bir alan. İngilizler ile Fransızlar arasında Concorde’un emekli olduğu dönemde yaşanan çatlağa da bu neden olmuştu. Air France filosunu emekli etti ama British Airways ise jetin uçmasında ısrarcıydı.

Bannister, “Concorde’un tasarımı konusunda kendisini yetki sahibi olarak öne süren Airbus’ın bize uçmaya devam etmesi için tasarım konusunda tam yetki vermemesinin sebeplerinden biri, alınan hava miktarının hala gizli tutulmasıydı” dedi.

Havacılık sektörü şimdi Covid-19 salgını nedeniyle çok zor bir dönemden geçiyor. Havayolu şirketleri düşen yolcu sayısı nedeniyle siparişleri ya erteledi ya da iptal etti.

Peki süpersonik jetler için talep olacak mı?

Bannister, “Asıl soru havacılık sektörü Covid-sonrası dönemde başarıya ulaşabilecek mi, sorusu. İş seyahatlerinin eski seviyesine dönmeyeceği teorisi var. Ancak çok varlıklı insanların durumu önemli olacak” diyor.

Bannister, süpersonik uçuşların prestijinin, ses hızından yavaş uçan uçaklara ilgiyi azaltacağını düşünüyor.

Aerion AS2, Florida’da Cape Canaveral yakınlarında üretiliyor. Şirket, yalnızca bir avuç insanı dünya genelinde saatte 1.000 mil uçuran bu üç motorlu jetin, sık iş seyahatleri yapanların beklediği bir uçak olduğuna inanıyor.

Şirket uçağın 2027 itibariyle uçmaya başlamasını hedefliyor.

İş seyahati amaçlı jet filoları işleten şirketler birçok farklı tasarım seçeneği sunuyor. Aeiron da AS2 model uçağının bu seçeneklere değerli bir katkı olacağını düşünüyor. Amaç, 10 yılı aşkın bir süre içinde 300 uçak satmak.

Aerion, havacılık devi Boeing’in şirkette azınlık hissesi satın almasıyla daha fazla itibar kazandı. Boeing, Aerion’un yönetim kurulunda iki sandalye almış oldu. Boom’un danışman kurulunda da Lockheed Martin’den eski yöneticiler var.

Özel jetlerin alım satımıyla ilgili danışmanlık yapan Jetcraft’ın başkanı Chad Anderson, “Mesele olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı. (Süpersonik jetler) bu dönem sahip olduğumuz en değerli emtia” dedi.

Anderson, Londra-New York veya Dubai arasındaki uçuşların bu teknoloji için uygun rotalar olduğunu ifade etti.

Boom’un süpersonik uçuşları denizlerin üzerine yapma niyetine karşı, Aerion Mach 1,4 hızındaki uçuşların kara üstünde yapılabileceğine inanıyor.

ABD’deki kurumlar da henüz sivil süpersonik seyahatlere uygulanan yasağı kaldırmadı.

NASA’nın X-59’u

Dolayısıyla çok büyük bir siyasi lobicilik faaliyeti yürütülmeli. NASA’nın X-59’u da bunda büyük rol oynayacak.

Motor üreticisi GE ile Boeing gibi büyük isimlerin katılımı, önceki yıllarda süpersonik tasarımlardaki spekülasyonları da tersine çevirdi. Anderson, “Bunlar gerçek ve çok yetenekli oyuncular” dedi.

NASA, süpersonik yolcu uçuşlarının başlamasındaki en büyük sorunun hala sonik ses patlaması olduğunu ifade ediyor. XB-1 modeliyle örtüşen yanları olsa da, NASA’nın süpersonik araştırmalara soktuğu X-59 çok tuhaf ve farklı bir görünüme sahip.

Uzun ince kurşun kalem görünümlü gövdesi, uçağın burun kısmı ile kuyruk yüzeyi arasında sandviç gibi katlanan delta kanatlarıyla, pilot kokpitinin de burun kısmının çok daha gerisine gömülmesiyle X-59, ileride çok daha fazla süpersonik yolcunun görüleceği gelişen teknolojide bir deneme olacak.

X-59, Mach 1,4 hız sınırıyla ses patlamasının yeri etkilemeyeceği bir uçuş profili arayışında.

X-59, kurumların ses patlamasının gürültüsüne göz yummasını umuyor.

Uçuşlara 2022’de başlaması planlanan X-59’un tasarımı, sonik şokların gövdesinde dalgalanmasını ve dolayısıyla yere etkisinin en aza indirilmesini öngörüyor.

Uçak, 2024 itibariyle ABD’de belirlenen bölgelerde denenecek ve uçtuğunda o bölgelerde yaşayanların çıkan seslere tepkileri değerlendirilecek.

Yüksek çözünürlüklü kameralar da bu paketin parçası çünkü pilotların görüşünü etkileyen burnun sonuna kadar her şeyi görmesi gerekiyor. Concorde’un burnu öne doğru eğiliyor ve vizör, kalkışta ve inişte görüşü sağlamak için aşağı çekiliyor, seyir halinde de yukarı kaldırılıyordu.

Bannister, bu mühendislik çalışmalarının tatmin edici olduğu görüşünde ama tasarım açısından Concorde’un X-50 ve XB-1’den daha güzel olduğunu söylüyor:

“Concorde beynin, artistik ve bilimsel, her iki tarafını da memnun ediyordu.” (BBC Türkçe)