SMS – Diyelim Salgın Bitti! Hazır mıyız? Yazı:55

0
7178

Tüm dünya normalleşme veya kapanma tartışmaları yapıyorken birçok ülkede covid vakaları artmaya devam etmekte. Bunun yanı sıra bazı bilim adamları, mayıs-haziran sonrası normal sürece geçileceğini söylüyorlar. Bu arada Dünyada havacılık sektöründe her ne kadar işlerin devam ettiği söylenilse de aslında duraklamaya geçildi. Ancak uçakların büyük kısmı havalimanlarında uzun süreli bekletildi ve buna bağlı olarak ekipmanlar kullanılmadı. Gerek Landside gerek Airside taraflarındaki hizmet sağlayan personelin bekletilme sebebiyle salgın hastalık bitimi sonrası neler olabilir? Sonrasında ne tür tehlike ve risklerle karşı karşıya kalacağız? Gerçi ara ara gerek personel gerek ekipman faaliyete başlamış olsa da, normal sürece geçildiğinde operasyona hazır mıyız? Tüm prosesler tam randımanlı olacak mı?

 

Dünyada birçok hava şirketleri ekipmanlarını ve tesislerini elden geçirmeye hazırlanıyorlar bir kısmı da test halindeler. Peki çalışanlar için ne düşünülüyor? Yeni baştan eğitimler mi verilecek? Yoksa bizim personelimiz hazır mı diyecekler? Aslında süreçlere ara vermenin maddi ve manevi zararlarını gördük. İşin pozitif yönüne bakacak olursak, bu salgın sırasında havalimanında hava(pist, manevra, apron) ve kara taraflarının gerek tadilat gerekse emniyet ve güvenliğini artırma fırsatı olabilirdi. Bunun yanı sıra uçakların eskiye oranla yerde daha çok kalması sebebiyle diğer hareket halindeki uçaklar arasındaki fiziksel mesafelerinden dolayı çarpışma riskinin azalmasına neden oldu. Sadece emniyet ve güvenlik dışında çevresel etkisine de bakılabilir. Örneğin Uçaklara APU hizmeti yerine bugün Dünya Uçak Yer Enerji Sistemleri AGES, havalimanlarını bu tür alt yapı/ekipmana yatırım yapmak için bir iş senaryosu geliştirmek için destekleyen hem çevresel hem de ekonomik faydaları olacaktır.

Havaalanlarında park ettirilmiş olan uçaklar emniyet ve güvenlik konusunda nasıl bir etki oluşturacak? Uçakların uzun süreli park edilmesi sonucu nasıl bir altyapı ve emniyet risklerine yol açabilir? Şöyle bir bakalım;

*Havaalanı operasyonları, salgın sırasında devamlı park halindeki uçakların kullanmadığı konumların tüm yüzeylerin görsel kontrolü tamamlanmalı. Uçakların hareket sonrası hava sahasının fotoğrafları çekilmelidir. Hatta havaalanı operasyon ekipleri normal operasyona dönünce yaklaşık bir ay sonra bu alanlarda gözlem yapmalı,

*Uçuşların yetersiz uçuşlarından dolayı konum üzerinde bazı periyodik kontroller yapılamadığından tehlike arz edebilir,

*Sahada çöküntüler, tümsekler veya dalgalanmalar veya sıvı sızıntı olabilir,

*Uzun park etme neticesinde havaalanın birçok yerinde FOD meydana gelmiş olabilir,

*Covid-19 salgını sırasında altyapı, erişim, inceleme bakım prosedürleri değiştirilmiş olabileceğinden Havalimanı işletmecileri mutlaka ilgili tüm prosedürleri tekrar gözden geçirmeli. Operasyonlar salgın öncesi haline dönmesi için planlama, tüm paydaşlarla gelişmiş bir koordinasyon gerektirir. Şöyle ki tüm eylemlerinin emniyet risk değerlendirme üzerinden sağlamalı ve

*Tüm acil durum müdahale prosedürleri gözden geçirilmeli. Yangın tatbikatların hızlanma ve hız testleri yapılmalıdır.

Geldik gene hava-kuruluş çalışanlarına! Yeniden eğitim mi yoksa tazeleme bir eğitim mi almalılar? Şirketlerde mutlaka ‘İnsan Faktörleri’ ile ilgili eğitim ve seminerler veriliyordur. Bununla beraber yöneticiler analiz ederken ‘Fiziksel İnsan, Bilişsel İnsan ve Organizasyonel İnsan Faktörleri’ üzerinde değerlendirilmeler yapmış veya yapıyorlardır. Değil mi?

Kısa veya daha uzun süreler için ayrılmış olan personel önceki niteliklerine rağmen işe döndüğünde becerileri hususunda hatırlamada zorlanabilir ya da unutabilir? Örneğin 1-2 yıl tecrübesi olan bir çalışanın 1 yıl sonra döndüğünde, randımanlı olabilecek mi?  Hayır olmaz..

Bence işten uzak kalan personelin yeniden eğitilmesinin veya yeniden sertifika hususunda değerlendirilmesi gerekir! Peki eğitimler nasıl olmalı? Eğitim sürecinin ilk aşamalarında sanal sınıfların kullanımı mümkün olduğunca yer verilmeli. Daha sonra sınıflara geçilmeli ve vasıflı olan yöneticilerimiz tarafından bir süre iş eğitimine (On the job training) yer verilmeli. Özellikle sahada yöneticiler tarafından kontrol mekanizması çok iyi çalışması gerekir. Burada en önemli husus şudur; eğitim verilmiş denmesi için eğitim verilmemeli! Özellikle havalimanı kritik bölgelerinde çalışan personele eğitim ve beraberinde yöneticiler tarafından çok iyi denetim-gözetim yapılmalı.

Havalimanları işletmecileri ve diğer hava şirketleri, sivil havacılık otoriteleriyle bazı konularda polemiğe girecek kadar olması durumunda, konulara hafifletici koşulları sağlayarak işe koyulabilirler. Bunları diğer hava şirketlerini de dahil edebiliriz. Yalnız bunların sonra getirisine ve götürüsüne bakmak lazım! çünkü geçmiş yıllarda bu otoritelerin iyi niyetlerini suistimal ederek çeşitli olay ve kazalar sonucunda yaralanma ve ölümler meydan gelmiştir. Özellikle konu ile ilgili otoriteler öncelikle apronda yüksek riskli ve tehlike yaratacak proses ve ekipmanları tekrar gözden geçirmeli ve tabii ki hava araçları!

                      Unutmayalım, ‘First Safety on the Ground then Flight Safety’.

Öncelikle zaman dilimleri içerisinde ilgili kurumların Emniyet Risk Değerlendirilmesinin sonuçları ile başlamalı! İnsan performansının mevcut durum değerlendirilmesi ve gerekli aksiyonları alarak, süreç emniyet ve güvenliğini korumaya gidilir. Burada şirketlerin salgın sırasında ve sonrası İnsan Faktörlerine ne kadar önem verdiğini göreceğiz! Burada yöneticilere çok iş düşüyor; salgın bitimi sonrası zihinsel uygunluk ve zihinsel dikkat dağıtıcı unsurların yani davranışları emniyet konusunda nasıl etkilenebileceği ve ne tür riskler yaratabileceği konusunda farkındalık yaratan bir azaltmaya gitmeliler.

Havalimanlarındaki operasyonlar önemli ölçüde azaldı ve hatta bazı havalimanlarında nerdeyse hiç uçak gelmedi. Bu havalimanlarında ve çevresinde yabani hayatının varlığının artmasına ve yaban hayatı ile ilgili olayların riskinin artmasına neden olmuş olabilir. Çünkü yerel koşullarına yani coğrafya, ilkim, yerel türlerinin varlığına göre değişebilir.

Salgın döneminin maske mesafe ve hijyen kuralları bittikten sonra belki devam edeceğiz. Bunun yanı sıra hemen bitti deyip operasyon vardiya ekipleri karıştırılmamalı. Belki çalışma ve dinlenme odaları farklı bir dizayn olabilecek. Bu konuda yurt dışında çalışmalar var.

Salgın bittiği an itibarıyla her şey unutulacak! Bu rekabet ortamında öncelikle şirketler bir araya gelip, bazı süreçleri beraber kademeli olarak başlatmalı. Başlangıçta personele bile bazı özel haklar tanınmalı. Örneğin, belli bir süre havalimanlarında çalışan personele çok düşük ücretle otoparklar sağlanabilir.

Sanırım hijyen kuralları kalkmamacasına devam edilmeli. Fakat öncelikle;

*Pistleri, apronları, tesisleri ve ekipmanları yeniden değerlendirilmeli,

*Havaalanı işletmecileri yeniden hizmetin normale yönelik planlamalar yaparken hava taşıyıcı ve hizmet sağlayıcılar birlikte planlamalı,

*Tüm kurumlar buna otoritelerde dahil eğitim ve sertifika gereksinim planlaması ve

*Kurtarma ve yangınla mücadele hizmetler ile ilgili yeniden planlama yapılması gerekir.

Belki de bundan sonra artık maske-mesafe kullanarak seyahat edeceğiz hatta yaşantımızın parçası olabilir! Peki Hijyen? Biz var olduğumuz sürece o olacak!

                 Kendi ve sevdiklerinizin sağlığı için kurallara uymaya devam edelim.

Mehmet Ali Ataman

12.Mart.2021