GÜNCEL SON HABERLER

Röportaj-Derya Pekruh Gerçeker

Öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Öncelikle nazik davetiniz ve zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. İsmim Derya Pekruh Gerçeker. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 26 yıldır havacılık sektöründeyim. İlk 3 yıl Havaş’ta Yolcu Hizmetleri Personeli olarak çalıştım, son 23 yıldır da Singapur Havayolları’nda farklı görevlerde bulundum. Şu anda da Pazarlama ve Hizmetler müdürü olarak görev yapıyorum. Sorumlu olduğum alanlar pazarlama, halkla ilişkiler, e-ticaret, yolcu ve acenta hizmetleri.

İş hayatınız haricinde neler yapmaktan hoşlanırsınız, hobileriniz nelerdir?

Halk oyunları ve kültürü sevdalısıyım, 13 yıl boyunca halk oyunları oynadım. Ülkemizde ve yurtdışında birçok yarışma ve festivale katılarak gerek derneğimizi gerek se ülkemizi temsil ettik arkadaşlarımla birlikte. Meksika sokakları bunlardan biriydi.

Kars yöresi, yöre öğreticisi oldum, 2.kademe antrenörlük belgesi de alarak çok sevdiğim hobimi de mesleğe dönüştürmüş oldum.

Singapur havayolları pandemiden nasıl etkilendi?

Singapur Havayolları tüm havacılık sektörü oyuncuları gibi çok fazla etkilendi. Bazen siz uçmak isteseniz de içinde bulunduğunuz ülke veya bölge uçuşlarınıza izin vermiyor, vatandaşlarınızı almıyorlar, onlarca kural dahilinde insanları uçurabiliyoruz,hal böyle olunca da 2019 sefer sayımızın sadece %25’i ile uçmaya devam ediyoruz şu anda. Eylül 2021 de kapasitemizi %33’e çıkarmayı planlıyoruz. Yine söylüyorum bu tek başımıza havayolumuzun verebileceği bir karar değil. Singapur Devleti’nin Covid19’u yönetme süreci de planlarımızı etkiliyor.

Finansal olarak en güçlü havayollarından biriyiz, hatta bu şekilde devam ederse 2024’ün ilk çeyreğine kadar bizleri idare edebilecek bir nakit akışına sahibiz.

Singapur’un şehir devlet olması dolayısı ile içhat pazarı yok, yüzde yüz dışhat uçuşlarımız var. Ülkelerin covid kurallarını çok sıkı bir şekilde takip ediyoruz ve uçuşlarımızı o noktalara başlatabiliyor veya artırabilyoruz.

Kargoya çok önem veriyoruz, kargo uçaklarımızın yanısıra yolcu uçaklarımızı da kargo taşıma amaçlı kullanıyoruz. Uçaklarımızın hemen hepsinin geniş gövdeli olması ve bizlere min 20 ton kargo taşıma imkanı sunması bu konuda çok etkili. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Dünya Gıda Programı kapsamında yaptığımız anlaşmalar ile tüm dünyaya maliyetine gıda taşıyoruz. Böyle olunca uçaklarımızı yerde kalmamış oluyor, görevli personelimizim ücretleri ödeniyor, uçtuğumuz istasyonlara uçuş imkanı sunuyoruz.

Bazı yan gelirler elde etmeye başladık, bazı A380 uçaklarımızı Singapur Changi Havalimanı’nda restoran’a çevirdik ve yaklaşık 3000 misafir ağırladık. Uçak yemeklerimizi evlere servis ediyoruz.  Eğitim akademimiz Singapur’da yaklaşık 100 tane şirkete eğitim veriyor. Bu tarz yan gelirle şirketimize fayda sağlamaya çalışıyoruz.

26 yıldır hem sahada hem de yönetici olarak çalışmış biri olarak bu iki pozisyonun birbirine göre nasıl bir avantajı ve dezavantajı var?

Personel olarak çalışırken de yönetici olarak çalışırken de işimi ve havayolumu çok sevmeye devam ettim, ediyorum. Personel iken her ne kadar bir ekibin parçası olsanız da kendi yaptıklarınızdan sorumlusunuz, her zaman kendinizi geliştirmeye yeni şeyler öğrenmeye çalışıyorsunuz. Yönetici olduğunuzda ekibinizde ki her bir kişinin yaptığı her işten sorumlusunuz. Hal böyle olunca işi yapmanın yanı sıra, kontrol etmek, birlikte çalıştığınız ekip arkadaşlarını eğitmek ve onları motive etmek daha ön plana çıkıyor. Ben de hala yöneticiliği öğrenmeye çalışıyorum. En önemli düşüncem açık bir iletişim ortamı kurmak. Ekip arkadaşlarım özellikle bir hata yaptıklarında bana hiç çekinmeden rahatlıkla gelsinler istiyorum. Belki onlar o hayatı ilk kez yaptılar ama ben daha önce on kez yapmış olabilirim. Benim tecrübem onların iş yapma isteği birleşince çözebileceğimize inanıyorum. Ekip arkadaşlarımın özellikle iş konusundaki eğitimlerine katkı sağlamak, ödüllere başvurarak kazanmaları halinde motive olmalarını sağlamak en büyük çabalarım diyebilirim. Ben hem Havaş’ta hem Singapur Havayolları’nda hangi yöneticimden ne öğrendim, bana ne katkısı oldu, hangisi işimi sevdirdi hangisi soğuttu bunları düşünerek ekip arkadaşlarıma kendimce süzgecimden geçirerek güzel örnekleri uygulamaya çalışıyorum. Çalıştığım ekip arkadaşlarımın hepsi ödüllü, bu benim için büyük bir mutluluk ve onur. İşlerini çok iyi bilen ve yapan insanlar, bir yönetici olarak onlara destek olmaktan başka birşey kalmıyor bana.

Son dönemlerde özellikle Rus turistlerin gelmesi ve aşılanma oranlarının artmasıyla beraber 2019 istatistiklerine yaklaşıldı. Fakat özellikle Afrika ülkeleri gibi gelişmemiş ülkeler aşıya ulaşmakta zorluk çekmekte. Bu durum hakkındaki görüşleriniz neler?

Aşıya ulaşamayan insanlar kaderlerine bırakılamaz.Çünkü bu dünya çapında bir sağlık sorunu. Parası olan aşılansın olmayan hastalansın hatta hayatını kaybetsin deme lüksümüz yok. Hep birlikte el birliğİyle aşabileceğimize inanıyorum. Aşı üreticileri aşıları ücretsiz sağlarken havayolu güçlü ülkeler belki ücretsiz taşınmasını sağlayabilirler, bazı ülkeler yetkin ve bilgili sağlık personeli gönderebilirler ve hep birlikte aşarız, aşmalıyız. Unutmayalım bu virüs tüm dünyaya 1 kişiden yayıldı, tüm dünya vatandaşları aşılanmadan da tekrar artmayacağının ya da yeni versiyonlarının olmayacağının garantisi yok. Singapur Havayolları olarak biz de gıda, aşı, maske, dezenfektan gibi sağlık ürünlerini maliyetine taşıyarak destek olduk, olmaya çalışıyoruz.

26 yıllık havacılık kariyerinizde hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

Çok anım var ama en çok hafızamda kalan hikayelerden bir tanesini anlatayım. Singapur’dan bipolar rahatsızlığı olan bir yolcu THY ile İstanbul aktarmalı Telaviv’e bilet almış ancak İstanbul’u Telaviv zannederek burada uçaktan inmişti.  Ailesine Telaviv’de olduğunu söyleyerek İstanbul’dan aramış ve kapatmıştı. Ailesi elçilikler aracılığı ile Türkiye’ye iniş yaptığını öğrenmiş ve bizim yolcumuz olmamasına rağmen bizden yardım istemişti. Havalimanı Müdürü’müz, rahatsız olan beyefendinin Singapur’dan gelen abisi ile birlikte emniyet birimlerine, hastanelere ulaşarak beyefendiyi bulmuş, evinde  ağırlamıştı. Pasaportu, parası ve kıyafetleri kaybolan yolcuya elçilik aracılığı ile yeni pasaport çıkarmış, kıyafet ve yemek ayarlamıştı. Daha sonra yolcumuz yine bizim uçağımız olmadığı bir gün THY ile Singapur’a uğurlanmıştı. Havayolumuza 1 USD bile kazandırmamış, bizimle hiç uçmamış bir yolcu için öncelikle müdürümüz sonra da bütün ekip seferber olmuştu. Bu da şirketimiz için her zaman ÖNCE İNSAN faktörünün ne kadar önemli olduğunu anlamama katkı sağlamıştı. Bu yüzden şirketimle her zaman gurur duyuyorum.

Körfez Krizi,11 Eylül saldırıları ve Covid-19 pandemisini yaşamış biri olarak havacılık sektörüne etkileri bakımından neler söyleyebiliriz?

İlk sıraya kesinlikle covid-19’u koyardım, çünkü tüm dünyayı etkiledi. İkinci olarak ise 11 Eylül saldırılarını söyleyebilirim. Bu saldırıların ardından yakıt vergisi ve güvenlik vergisi tanımlandı. Konum olarak Amerika Birleşik Devletleri’ne çok uzak olan Singapur Havayolları bile birçok noktaya uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı. Havacılık sektörü derinden etkilendi ve x-ray cihazlarından geçerken sıvı, jel ve gaz taşımama kuralları o zaman getirildi. O zamanlar Singapur’dan İstanbul’a Boeing 777 ile uçuyorduk. Koskoca uçağın 27 kişi ile Türkiye’ye geldiği günleri bile hatırlıyorum. Körfez krizinde Singapur Hava Yolları’nda değildim.

Türkiye için konuşacak olursak 15 Temmuz darbe girişimi ve Atatürk Havalimanı bombalı saldırısı  en önemli 2 olay diyebilirim.

Pandemi döneminde kurumsal şirketlerin büyük bir çoğunluğu evden çalışma düzenine geçti. Bu durumdan gerek şirketler gerekse siz çalışanlar olarak nasıl etkilendiniz?

Biz pandemi öncesi hafta da 1 gün evden çalışmaya başlamıştık ve dolayısı ile tüm altyapımız hazırdı. Pandemi başlayıp eve geçtiğimizde de hemen adapte olabildik.

Bu durumun avantajları ve dezavantajları olduğunu da düşünüyorum. Türkiye’deki bazı kurumsal şirketlerin pandemi bitse bile tamamen evden çalışmaya geçeceğini de anonslarından öğrenmiş bulunuyoruz. Ofis kirası, servis ve yiyecek içecek giderleri, elektrik,internet, su giderleri gibi birçok konuda şirketler için büyük bir masraf azalımı olacaktır. Ama birlikte çalışmaktan doğan yaratıclık ve harmoninin azalacağına inanıyorum.

Şirketimiz pandeminin başından beri dünya çapındaki tüm personelimize dönem dönem anketler yaptı. Personelimizin talebi haftanın yarısı ofisden yarısı evden çalışma şeklinde oldu. Şu an halen ülkemizde evden çalışmaya devam ediyoruz ama sayılar azaldığında ve tekrar ofise döndüğümüzde bir hafta evden bir hafta ofisden çalışmaya başlayacağız.

Son olarak havacılık sektöründe kariyer düşünen arkadaşlara ne gibi tavsiyeleriniz var?

İngilizce…İngilizce…İngilizce…Uluslararası bir şirkette çalışmayı düşünüyorlarsa İngilizce olmadan olmaz. Bu sadece havacılık için değil, herhangi bir sektör için de geçerli.

İkinci olarak ise sevecekleri bir işi yapsınlar, ya da yaptıkları işi sevmenin bir yolunu bulsunlar. Öğrencilik hayatlarının iki katı bir zaman kadar alışma hayatları olacak, hergün ayaklar koşa koşa gitmezse başarı da gelemez, insanın kişisel hayatını da olumsuz etkiler düşüncesindeyim.

Üçüncü olarak ise kendilerini daima geliştirsinler. Birçok mesleki ve kişisel gelişim alanında online kurslar, kitaplar var ve birçoğu ücretsiz. Onları iş hayatına atılmadan mümkün olduğunca tamamlamalarını ve sertifikalarını ceplerine koymalarını tavsiye ederim. Son olarak ise sektörü takip etmelerini öneririm. Özellikle havacılık alanında içerik üreten Murat Herdem, Tolga Özbek, Muhammet Yılmaz, Airportist gibi sayfaları takip ederlerse sektörümüzün herbir oyuncusunun ne gibi çalışmalar yaptıklarını izleyebilir, olumlu ve olumsuz çalışmaları kendi süzgeçlerinden geçirip çalışma hayatlarına yön verebilirler.

 

Similar Articles

Comments

SOSYAL MEDYA

POPULER HABERLER