Röportaj-Ali İsmet Öztürk

0
617

Öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1964 senesinde İstanbul da dünyaya gelmişim. Annem ve Babam, havanın çok sıcak ve karayolunun o zamanlar berbat bir durumda olması sebebiyle “kırkım” çıkınca beni uçakla İstanbul dan Bandırma ya THY ile uçurmuşlar. Bu benim ilk uçuşum olmuş ama sadece kırk günlük olduğum için hiçbir şey hatırlamıyorum. Daha sonra bir Ankara macerası yaşamış fakat ilkokula yine İstanbul da bir Devlet okulunda başlamışım. Orta ve Liseyi Saint Benoit Fransız Erkek Lisesinde okudum ve daha sonra Üniversitede İşletme eğitimi gördüm. Tabi bütün bunlar olurken aklım -tabiri caiz ise – hep “bir karış havadaydı” J

Havacılıkla yolunuz nasıl kesişti?

Zaten hep içimdeydi havacılık onun için “şöyle veya böyle” bir kesişim oldu diyemem.

Hava kuvvetlerinde veya ticari havayolu şirketlerinde uçmayı düşündünüz mü?

Saint Benoit Fransız Erkek Lisesinde ilk iki yıl sadece Fransızca hazırlık okutulduğu için, lise bittiğinde yaşım Hava Harp Okulumuza girebilmem için maalesef çoktan geçmişti. Yani öyle bir şansım olmadı. Hava Yolu Nakliye pilotlarına büyük saygım var ancak kesinlikle bana göre bir iş değil.

Nostaljik uçakları ülkemize kazandırma serüveninizden bahsedebilir misiniz?

1999 yılı ilk Boeing Stearman uçağını Türkiye’mize kazandırmakla başlıyor o serüven. O zaman ki ortağım karşı çıkmasına rağmen sadece kendi biriktirdiğim para ile – şirketi karıştırmadan – edindiğim bir “tayyareydi o” … Ben de hala derin izleri vardır. Daha sonra geleceğin Türk Havacılarına ve bütün gençliğimize bir “hatıra” bırakmak fikri çok cazip geldi, klasik hava taşıtı merakı bugün TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları Genel Müdürlüğü tarafından ruhsatı onaylanmış M.S.Ö. Hava & Uzay Müzesine kadar uzandı. Bu müzenin en büyük özelliği envanterinde bulunan hava taşıtlarının çok büyük bir kısmının “uçar durumda” olması yani halen uçmasıdır!

Gösteri yaptığınız ‘Mor Menekşe’ uçağı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Mor Menekşe anlatılmaz bir gösteri uçağı! Onu havada izlerseniz o size kendini anlatır J

Mor Menekşe Uçağı

Sivrihisar Havacılık Gösterilerini yapmaya nasıl karar verdiniz?

SHG Airshows organizasyonu fevkalade köklü, düzgün ve modern bir organizasyondur. 22 ülkede yaptığım yüzlerce gösteri uçuşu sırasında bu konu hakkında bir hayli tecrübe edinmem mümkün oldu. Sonra bütün bu tecrübeleri bir araya koyup SHG Airshows organizasyonunu yarattık. Doğru düzgün bir hava gösterisin hazırlık aşaması yaklaşık bir yıl sürer. SHG Airshow için her sene aylarca süren çalışmalar var. Bunların hiç biri seyirciler tarafından bilinmez. Ufacık detayların tek tek incelenmesi, olabilecek aksiliklerin tahmin edilmesi ve en kötü ihtimallerin göz ardı edilmemesi gereken süreçler yaşanır. Bunlar pek de olumlu konular olmadığı için organizasyon komitesi bir hayli ihtiyatlı olan bu süreci gösterideki son uçak yere inene kadar yaşar. Kolay işler değildir ancak dışarıdan “ne var ki işte uçan uçaklar vs” diye düşünülebilir….

Bu sene Sivrihisar Havacılık Gösterilerinde jübile uçuşunuzu yapacağınızı açıkladınız. Profesyonel uçuş kariyerinizi bitirmede hangi faktörler etkili oldu?

Aslında 10 sene önce bu tarih için karar vermiştim. Yani doğrudan bir etken yok fakat bir süreç var. 22 sene sadece akrobasi uçtum J Bundan sonrası gençlere daha fazla destek olmam gerektiren bir dönem olmalı diye düşünüyorum.

Tecrübe bakımından kendinizi hiç Red Bull’un efsanevi pilotu Péter Besenyei ile özdeşleştirdiğiniz oldu mu?

Peter samimi bir arkadaşımdır. Kendini hiçbir zaman bir efsane olarak görmedi J

Önümüzdeki günler için müzeye yeni uçaklar kazandırmak veya yeni organizasyonlar yapmak gibi planlarınız var mı?

Zaman, Sabır J

Uçuş hayatınız boyunca hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

Elbette, hem de bir sürü var ama onları yazdığım kitapta okuyacaksınız J

Son olarak pilotluk kariyeri düşünen arkadaşlarımıza ne gibi tavsiyeleriniz var?

Bence “uçuculuk” mesleği sonradan kazanılan bir maharet vs değil. İçlerinde gerçekten varsa, yolarından ayrılmasınlar derim. Ancak, eğer içlerinde “asuman aşkı” yoksa ve hususiyetle bu işi “para” kazanmak için yapmayı düşünüyorlarsa “olmaz olsun öyle pilotlar” derim.

Vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Emniyetli uçuşlar…

Ben teşekkür ederim…