PANDEMİDEN DAHA GÜÇLÜ ÇIKMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

0
4049
denizyolundaki navlun artışı

Dış ticaret ve lojistiğin ayrılmaz bir bütün olduğunu dolayısıyla lojistik sektörünü değerlendirirken dış ticaretimizin mevcut durumuyla paralel tespitler yapılması gerektiğinin altını geçtiğimiz makalelerimizde de belirtmiştim. Ancak 2020 yılını değerlendirirken sosyal yaşamımızda olduğu gibi profesyonel hayatımızda da COVID-19 pandemisi tüm dengeleri alt üst eden bir yıldırım gibi düştü. Bu küresel salgına bir de Brexit’in eklenmesi Türkiye’nin dış ticaretinde en önemli ve etkin pazarı olan Avrupa Birliği ülkeleri ile olan dış ticaretini dolayısıyla lojistik sektörünü özellikle 2020 yılının ilk çeyreğinden itibaren ciddi bir sıkıntıya uğrattı. Arka arkaya kapanan sınır kapıları, AB içindeki tüm ülkelerin salgına karşı aldıkları farklı tutumların sonucunda ortaya çıkan yasaklar ve kısıtlamalar lojistik sektörüne zorlu bir sınav verdirdi. Ancak geldiğimiz noktada her fırsatta belirttiğim üzere ‘Türk Lojistik Sektörünün’ bu sınavı başarıyla verdiğini düşünüyorum. Ve hem lojistik sektörü temsilcileri hem de canları pahasına sahada olmayı sürdüren sektör emekçilerimizle gurur duyuyorum. Zira lojistik sektörünün durması demek küresel tedarik zincirinin kopması demektir. Bu zincirleme olarak gıdadan tutun da bugün ‘umutla’ beklediğimiz corona aşısının dünyadaki dağıtımının mümkün olmamasıdır. Ki bu durum salgının atlatılamaması anlamına gelmektedir.

AB ile ilişkilerimize yeniden dönecek olursak; 31 Aralık 1995 tarihinde Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye ve AB arasında büyük bir ivme kazanan ticaret hacmi T.C. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2020 yılında 143 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve AB ülkemizin en önemli ticaret ortağı olmayı sürdürmüştür. Ülkemiz, AB’nin toplam ihracatından aldığı yüzde 3,4 pay ile 6. sırada yerini almıştır. AB, 2020 yılında 69 milyar dolar ile ihracatımızda yüzde 41,3 oranında pay almakta olup toplam ihracatımızda ilk sırada yer almaktadır.

Yine Ticaret Bakanlığımızın verilerine göre; ülkemiz AB’nin toplam ithalatında ise yüzde 3,7’lik payla 6. sırada gelmektedir AB ülkelerinin kendi aralarında yaptığı ticaret hariç tutulduğunda). Ayrıca AB, ülkemizin ihracatında olduğu gibi ithalatında da ilk sırada yer almaktadır. 2020 yılı rakamlarına göre; Türkiye 219 milyar dolarlık toplam mal ithalatının 73 milyar dolarlık kısmını (yüzde 33,4’lük pay) AB’den gerçekleştirmiştir. 2020 yılında ülkemizin AB ile olan ticaretinde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 95,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Dış ticaret verilerini UTİKAD Sektörel İlişkileri Müdürü Alperen Güler tarafından hazırlanan UTİKAD Lojistik Sektörü Raporu 2020’de yer alan taşımacılık faaliyetlerine ilişkin verilerle de örtüşmektedir. Türkiye’nin ihracatının ülke grupları bazında dağılımı incelendiğinde hem 2019 yılı sonunda hem de 2020 yılı üçüncü çeyreği sonunda AB-27 ülkelerinin ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmadan önce, örneğin 2018 verilerine göre, AB ülkelerinin Türkiye’nin ihracatındaki payı yüzde 50 civarındaydı. AB harici ülkeler ile birlikte 2019 yılı sonu Avrupa’ya ihracat tüm ihracatın yüzde 56’sını oluşturmakta iken 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda Avrupa’ya yapılan ihracat tüm ihracatın yüzde 55’ini oluşturdu. Avrupa ülkelerini 2019 yılında yüzde 19 ve 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda yüzde 18 ile Yakın ve Orta Doğu ülkeleri takip etmektedir.

İthalatta ise AB-27 ülkelerinin 2019 yılı ve 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda yüzde 32 oranındaki payı değişmedi. AB harici Avrupa ülkelerinden 2019 yılında yapılan ithalat tüm ithalatın yüzde 18’ini teşkil ederken bu oran 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda yüzde 16’ya geriledi. Yakın ve Orta Doğu ülkelerinden yapılan ithalat 2019 yılında tüm ithalatın yüzde 8’ini oluştururken bu oran 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda yüzde 10’a yükseldi.

2020 yılının ilk üç çetreği sonunda Türkiye’nin ihracat gerçekleştirdiği ilk 20 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yaklaşık yüzde 66, ithalat yapılan ilk 20 ülkenin toplam ithalattaki payı ise yaklaşık yüzde 78’dir. Almanya ve ABD hem ihracatta hem de ithalatta ilk 5 ülke arasında yer almaktadır. İthalatta birinci ülke konumundaki Çin’in payı yüzde 10,49 iken ihracattaki payı ise yüzde 1,66’dır.

2021 yılının ilk çeyreğini geride bırakırken lojistik sektörü olarak gelecek aylara daha umutla baktığımızı belirtmekte de fayda görüyorum. Özellikle UTİKAD’ın da büyük önem verdiği Kapıkule ile ilgili gelişmelerin karayolu taşımacılığını büyük anlamda rahatlatacağını söyleyebiliriz. Küresel anlamda aşılanmanın hız kazanmasıyla birlikle pandemiyi de geride bırakacağımızı umarken daha huzurlu günlerde buluşmak üzere sağlıkla kalmanızı diliyorum.
Emre Eldener
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı
UTA Nisan 2021