Ofiste Vücut Diliniz Neler Söylüyor

0
91

Haftada beş gün işe giden sorumlu bir yetişkinseniz, muhtemelen bir gün terfi etmeyi umut ediyorsunuzdur. Sıkı çalışıyor, patronunuzun beklentilerini  aşarak her görevinizi erkenden tamamlıyor ve daima vardiyanız başlamadan 10 dakika önce işe geliyorsunuz.

Bununla birlikte, bu niteliklerin bazılarına sahip olmanız, patronunuzun sizi makul bir zam yapmak için ofisine çağıracağı anlamına gelmez. Başka faktörlerin de hesaba katılması gerekiyor – biliyorsunuz, sadece çalışmak yeterli olmuyor. Mesela, beden dilini yanlış kullanma aslında sizi kariyerinizde ilerlemekten alıkoyan tek şey olabilir.

Fark etmeden kollarınızı çok sık bağlıyor, koltuğunuzda kaykılarak oturuyor veya telefonda soluk soluğa kalıyor olabilirsiniz. Bu küçük nüanslar, evinizin konforunda veya en yakınlarınızla birlikteyken sorun gibi görünmese de, ofiste sık sık yapmak sizi endişeli ya da beceriksiz gösterebilir. Yaptığınız vücut dili hatalarından emin değil misiniz? İşte kariyerinizde ilerlemek istiyorsanız uzak durmaya çalışmanız gereken hareketlerden bazıları:

Koltukta kaykılmak

Herkes kaykılarak oturmanın  sırtları için kötü olmasının yanı sıra lakayit bir görüntü oluşturduğunu da bilir.

Bununla birlikte, ofiste koltuğunda sürekli böyle oturursanız, patron ve / veya diğer çalışanlar,işi önemsemediğinizi ve işin çok rahat olduğunu düşünebilir. Çözüm? Ayakta çalışılan bir masa kullanmayı deneyin. Bu, yalnızca düz bir şekilde ayakta kalmanızı sağlamaz, aynı zamanda başkalarını işinizle daha çok meşgul olduğunuza inandırır.

Gözünüzü devirmeyin

İşte kolay bir tane – gözlerinizi devirerek hayır-hayır demek. Hareket ayrıca çok kaba.

Kollarınızı, bacaklarınızı veya ayaklarınızı çaprazlamayın

Kollarınızı, bacaklarınızı veya ayaklarınızı birleştirmek sizi rahat hissettirebilir. Toplantı sırasında patronunuzun konuşmasını dinlerken bu tip sözsüz davranışlar çevrenizdeki kişilere negatif sinyaller verebilir. Bu duruşla başkaları sizinle bağlantı kuramaz. Bize güven.

Başkalarının kişisel alanlarına saygılı olun

İster meslektaşlarınızla süper arkadaşca bir ilişki kurmuş olun, profesyonel bir konuyla ilgili iletişim kurduğunuzda iş arkadaşlarınızla – veya patronunuzla – aranızdaki mesafeyi korumak en iyisidir. Kişisel alan genellikle bir kol boyu mesafe olarak tanımlanır, bu mesafeden daha yakın durduğunuzda  diğer kişiyi rahatsız hissettirebilirsiniz.

Göz kontağı kurmaktan kaçınmayın

Göz kontağı kurarak konuşmak hem ilişkilerinizi kuvvetlendir hem de konuya dikkatinizi belli eder.

Zayıf tokalaşma

Toklaşırken karşınızdakinin elini zayıf tutmak sizi ürkek gösterir, ancak karşınızdakinin kolunu çekiştirmek de son derece yanlış.

Odaya gizlice girmek

İlk izlenim önemli. Bir odaya veya toplantıya girerken merhaba deyin (bir gülümseme eşliğinde). Geç kalsanız bile bu adımı atlamayın!

Sıkılmış görünmek

Saate sık sık bakıyor musunuz? Önünüzdeki kağıdı karalayıp duruyor musunuz? Masanızda iç çekip oturuyor musunuz? Bütün bunlar patronunuza işyerinde sıkıldığınızı gösterebilir – farkında olduklarını düşünmediğiniz zamanlarda bile.

Duvara, masaya yaslanmayın

Düz bir şekilde ayakta kalmayı unutmayın – insanlara dikkatli, kendinden emin olduğunuzu ve kendinize güvendiğinizi hissettirin. Ayaklarınızı omuz genişliğinde açın ve dik durun.

Gülümsemeyi unutmayın

Gülmek kendinize olan güveninizi göstermenin en kolay yoludur, gülümsemeyi unutmayın.

Ellerinizi saklamayın

İçine kapanık olanlar size kötü bir haberimiz var; Bir konuşmaya başlarken ellerinizi gizlemek, güvenilir değilmişsiniz algısı yaratabilir. Tabi elleri havada sallayıp durarak konuşmak da doğru değil.

Saatinize bakıp durmayın

Özellikle bir meslektaşınızla sohbet ediyorsanız, saatinize çok fazla bakmamaya dikkat edin. Saate sürekli bakıp durmak sabırsızlık anlamına gelir ve saygısızlık da sayılabilir.

Telefonunuzla çok fazla ilgilenmek

Telefonunuzu işyerinde, özellikle toplantı sırasında kullanmak, konuşan kişiye saygısızlık olarak kabul ediliyor . İdeal olan, telefonunuzla olan ilişkinizi asgari düzeyde tutmaya çalışmak; meslektaşınızın önünde kullanmanız gerekiyorsa, mesaj yazmadan önce beni bağışlayın deyin. Bize güven – anneniz sizinle gurur duyar:)

İçerik:www.workandmoney.com