Gümrüklerde servet yatıyor

0
336

Gümrüklerde servet yatıyor reel sektör çözüm bekliyor

Reel sektörün gümrüklerde günlerce süren beklemelere ve liman maliyetlerine karşı isyan büyüyor. Bekleme sürelerinin ve liman maliyetlerinin tüketici fiyatlarında ciddi bir enflasyon yarattığını düşünen iş dünyası, ‘gümrükte bekleyen servetin’ daha kısa sürede piyasaya girmesi halinde ekonominin çarklarının hızlanacağına inanıyor.

Reel sektör, gümrükte bekleme sürelerine ve liman maliyetlerine bir an önce çözüm getirilmesini bekliyor. Gümrükte bekleme sürelerinin 15 günü bulabildiğini söyleyen reel sektör temsilcileri, buna eklenen liman masraflarının sanayiciye maliyet, tüketiciye de enfl asyon olarak geri döndüğüne dikkat çekiyor. “Gümrükte servet yatıyor” diyen iş dünyası, buralarda bekleyen ürünlerin daha hızlı piyasa girmesiyle, ekonominin çarklarının hızlanacağına inanıyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Başkanı Ziya Özalp, gümrüklerdeki bekleme sürelerinin sektörün ciddi sorunlarından biri olduğunu söylerken, denetleme mekanizmasının hızlı ilerlememesinin işleri büyük sekteye uğrattığını kaydetti. Tüm sıkıntılara ve maliyet artışlarına katlanarak ürünü getirmiş olmalarına rağmen gümrüklerde beklediklerine değinen Özalp, “Siz ürünü doğru zamanda temin edemediğinizde bu sefer esasında olmayan bir enfl asyon da ortaya çıkabilir. Kesinlikle denetleme mekanizmalarının olması gerekiyor ama hızlı ilerlemesi bizim için çok önemli” dedi.

“Gümrüklerde ciddi bir servet yatıyor” diyen Özalp, şöyle devam etti:

“Bence buralarda Türkiye ekonomisinin çarkını bir ya da iki tık hızlandırabilecek bir servet yatıyor. Çünkü oradaki dönüşüm hızlandığı andan itibaren navlundan tutun da üretim süreçlerine kadar tüm süreçlerin çok daha verimli olacağına inanıyoruz.”

Temelde menfaat çatışması var

TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclis Başkanı ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, Türkiye ekonomisinin temelinin ithalata dayandığını hatırlatarak, üretilecek malın hammaddesini ithal ederken yaşanan sıkıntıların çok büyük olduğunu savundu. Liman maliyetleri ve bekleme sürelerinin hem ihracatçıyı hem de ithalatçıyı olumsuz etkilediğini dile getiren Eroğlu, “Limanlarda eklenen her masraf sanayiciye maliyet, tüketiciye enfl asyon olarak dönüyor” dedi. Gümrüklerde bürokrasinin ağır işlediğini kaydeden Eroğlu, liman maliyetlerinin temelinde ise menfaat çatışması olduğunu savundu. Limanların özelleştirilmesiyle beraber, gemi şirketi sahiplerinin aynı zamanda liman işletmecisi de olduğunu iddia eden Eroğlu, şöyle devam etti: “Diyelim ki gemi sizin malınızı çarşamba ya da perşembe günü limana yanaştırsa hemen çekebilirsiniz. Ancak bütün sanayiciler bunu bilir, bilinçli olarak gemiler hafta sonuna doğru yaklaştırılıyor. Beklemeden kaynaklanan kazanç aynı kişilere gidiyor. Çünkü liman da gemi de aynı kişilerin. Biz o firmalardan bir şey isteyemeyiz, ama devletin bunun regülasyonunu çok iyi yapıyor olması lazım. Çünkü sıkıntıların temelinde bir menfaat çatışması var.”

 

Liman masraflarına denetim şart

İstanbul Tüccarlar Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı İlker Önel, kendisi gibi pek çok ithalatçının liman masrafl arıyla ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu söyledi. Konteyner, demuraj, ardiye, konşimento, ordino gibi liman masraflarıyla reel sektörün baş etmek zorunda kaldığını söyleyen Önel, limanların özelleştirilmesinin ardından maliyetlerin inanılmaz derecede arttığını ileri sürdü. Önel, “Konteynerin tartıya konması bir para, tartıdan indirilmesi bir para, muayeneye gitmesi bir para. Sanki kilometre başına taksimetre gibi yazıyor” dedi. Bu konuda yeterli düzenlemenin olmadığını belirten Önel, “Her limanın kendi belirlediği bir maliyeti var. Belki bunlarla ilgili bir düzenleme yapılabilir. Çünkü bunlar da bir ürünün maliyetini ciddi oranda artırıyor ve enfl asyon yaratıyor” diye konuştu.

Öte yandan Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Haydar Yenigün, ithalat ve ihracatta gümrüklerde yaşanan sıkıntıların, özellikle bu tatil döneminde Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının karayolunu tercih etmesiyle içinden çıkılmaz bir noktaya geldiğini söyledi. Süreçlerin hızlandırılması için dijital altyapı uygulamalarını devreye almak gerektiğini belirten Yenigün, sorunların çözümüyle ilgili Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un çözüm odaklı yaklaşımı olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye’nin sırası geriliyor

Türkiye’nin sınır geçişlerinde kolaylık anlamında durumu çok da iyi değil. Dünya Bankası’nın Doing Business 2020 raporuna göre, sınır geçişlerindeki işlemlerde kolaylık anlamında Türkiye, 190 ülke arasında 44’üncü sırada yer alıyor. Bir önceki yıl 42’nci sırada olan Türkiye, listede 2 sıra geriledi. Romanya’nın birinci sırada yer aldığı listede, Bulgaristan 21’inci, Yunanistan da 34’üncü sırada yer alıyor. Rapora göre, ihracatta ortalama sınırda bekleme süresi 10 saat, evrakların tamamlanma süresi 4 saat. Maliyet ise sınırda bekleme süresi için ortalama 338 dolar.. İthalatta ise ortalama sınırda bekleme süresi 7 saat, evrakların tamamlanma süresi ortalama 2 saat. Sınırda bekleme süresinin maliyeti ise 46 dolar. Rapora göre, sınırda işlem maliyetleri yüzde 30 oranında artmış durumda. En büyük maliyet kalemlerinden biri olan denetimlere bakıldığında ise, gümrüklerde fiziki kontrol oranları batılı ülkelerde ithalatta yüzde 2-3 iken, Türkiye de bu oran yüzde 13’lerde.

Üretimdeki kadar hızlı olunmalı

TOBB Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, gümrükte bekleme sorunlarının özellikle iplik ve hammadde de daha fazla yaşandığını, hazır giyimde ise daha çok aksesuar kısmında sorun yaşatabildiğini dile getirdi. Gümrükte bekleme sırasında kurun volatilitesine denk gelindiği takdirde o kur üzerinden ödenen vergilerin bir maliyet yarattığını ifade eden Fayat, “Gümrükteki beklemeler depolama planlamalarını da sıkıntıya sokuyor. Bu da bir maliyet oluşturuyor. Bu maliyeti de ithalatçı üstlenmek zorunda kalıyor. Özellikle ihracatta kullanacağımız bir ürünse bekleyen ürün, ekstra nakliye ücreti ödüyoruz. Eğer içerde sunacağımız bir ürünse daha da kötü, bu sefer de kurun bir maliyeti oluşuyor” dedi. Hem ithalatçı hem de ihracatçı için Türkiye’nin her işlemde hızlı olması gerektiğini savunan Fayat, “İthalatçılar Türkiye’yi hızlı üretim yaptığı için tercih ediyor. Yani, biz 8 haftada üretim yaptığımız için bizi tercih etmiyor, 4 haftada üretim yaptığımız için tercih ediliyoruz. Bu nedenle Türkiye’nin her işlemde hızlı olması ticaret kapasitesini de artıracaktır.”

Maliyetler yüzde 30 arttı

Lescon İcra Kurulu Üyesi Ayhan Erbay, ithal edilen ürünlerin denetimlerine yönelik uygulamaların gümrükte bekleme sürelerini çok artırdığını söylerken, Avrupa Birliği’nde benzer denetimlerin olduğunu, ancak bu kadar zaman kaybı yaratmadığını dile getirdi. TAREKS gibi uygulamalara geçmeden önce 3-4 gün süren gümrük işlemlerinin şimdilerde 15 güne kadar çıkabildiğini kaydeden Erbay, uzayan süreçlerin hem zaman hem de maliyet kaybı anlamına geldiğini savundu. Testlerde bir tavan fiyat olduğu bilgisini veren Erbay, ancak bazı laboratuvarların çeşitli taktiklerle inceleme sürecini uzatıp, maliyetleri şişirdiğini kaydetti. İthal edilen bir ayakkabıdaki gümrük ve liman maliyetlerinin payının bir yılda yüzde 30 civarı arttığını söyleyen Erbay, ayakkabı sektöründeki maliyet baskısının eylül ayından itibaren tüketici fiyatlarına yansıyacağını ifade etti.

Merve YİĞİTCAN

Kaynak:www.dunya.com