Bir Bayram Daha Geçti

0
100

images-35

Yaratılan ve bize dayatılan bu “modernlik” işimize yarıyor mu acaba? 

Bizim daha iyi insan olmamızı, değerlerimize bağlı, değerlerimizi bilerek , bilinçli anlamlı hayat yaşamamızı besliyor mu? Yoksa bilmediğimiz, sorgulamadığımız bile bir sistemin, çarkın içinde eriyip gidiyor muyuz?

Kentleşmeye bir anda ve çok çabuk geçen bir toplum olarak değerlerimizin çok daha çabuk dejenere olduğunu gözlemliyorum ve üzülüyorum. Kasaba veya köyde büyümediysek zaten hasat zamanıydı, festivaldi, bayramlaşmaydı bir haberiz.

Bayram sabahları oldum olası değişik duygulanmaları yaratır bende. Kimi zaman özlem, kimi zaman hediye alma verme heyecanı, kimi zaman kavuşma, kimi zaman tatil ve kaçış fırsatı. Şimdilerde ise hüzün; yapabildiklerimin ve yapamadıklarımın hesaplaşması. Şehirde çekirdek aile olarak yaşayan, köy kökenli bir çocuk olarak; bayram için her köye gidişimizde elimi ayağımı nereye koyacağımı bilemez, o kalabalık bayram sofrasına farklı duygu hezeyanları ile otururdum; annem, babam bir taraftan da beni sakinleştirmeye çalışırdı. Taa ki kahvaltı bitip, bayramlaşma faslına geçilene  kadar; bir heyecan, nekadar harçlık alacağız, kimleri ziyarete gideceğiz; gelsin bayram harçlıkları, şeker, lokum…

Oysa şimdi şekerleri bir tarafa bırakın, o cümbür cemaat toplanmayı arıyorum… O coşkuyu, birlik beraberliği! Herkes çoğunlukla bir yerlerde, büyükleri kaybettik.. Biz hayat telaşına kapıldık…

Dinlenme zamanlarını bile bayram zamanlarından aşırarak kullanıyoruz, ya tatil, ya da dinlenme! Bayramlaşma konu-komşu, akrabayı da artık telefonla ararız haline dönüşüyor.

Çocukluğunda o coşkuları yaşayıp da “oh çok şükür artık yaşamıyorum, sakin huzurlu oturuyorum” diyeniniz olduğunu sanmıyorum…

Yabancılarda bayramlarını festival tadında yaşamalarına hayranım. Dini, milli günlerine bizden daha bağlılar; bizden daha güzel promosyonunu yapıyorlar, bizden daha güzel pazarlıyorlar. Birlik, beraberlik içinde geçirmek için daha özen gösteriyorlar, filmler yapıyorlar bu duyguyu yoğun tutmak için. Bunun için pazarının oluşmasını ve oluşturulmasını çok faydalı buluyorum, en azından yatırım yaptığınız şeylerin bir anlamı olacak, bir anısı olacak, neden olmasın.

Böyle mi olmalıydı… Ya da modernleşme dedikleri, kentli yaşam dedikleri böyle mi olmalı?

Bana göre modernlik; insanların daha insanca yaşamasına imkan sağlayan, değerleri ile var olmasını kolaylaştıran, insanlığı geliştiren, hayatı daha güzel daha anlamlı hale getirmek için yapılan çalışmalar ve sonuçlarıdır. 

Peki ne mi yapalım? Benim kendime de söylediğim; İnadına değerlerinize sahip çıkın, kendinize rağmen, “sözde sorumluluklara”rağmen…

– İnadına selamlaşın, insanlar size selam vermese de sizin için önemli bir değer olduğu için selamlaşın,

– İnadına çevrenizi güzelleştirin, inadına güzellikler yaratın,

– İnadına paylaşın, inadına sizin için neyin önemli olduğunu sorgulayın,

– İnadına bayramlarda gidebildiğiniz kadar eş dost, akraba ziyaretine gidin. Hatta bayramları beklemeyin…

– İnadına kapınızı çalmaya gelen çocuklara şeker, harçlık hazırlayın, gelmeseler bile…

-İnadına içinizdeki çocuğu dinleyin ve besleyin…

– İnadına değerlerinizle yaşayın, çocuklarınıza ve yeni nesillere bırakmak istediğiniz yaşamı oluşturmada ısrar edin…

– Arada bir Ataol Behramoğlu’nun “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var” şiirini okuyun..

Yoksa bu kentli yaşam hepimizi sorgulamadıkça içine alıp yutacak. Benden size söylemesi…

Güzel başlangıçlar dileklerimle, iyi haftalar…

 

Nilgün YETİŞ

Başarı Koçu

NOT: Yazmamı istediğiniz konuları belirtmeniz için aşağıdaki anketimi doldurabilirsiniz: https://tr.surveymonkey.com/r/9W8M6QX

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here